2008 krizi kaç yıl sürdü ?

Sude

New member
[color=]2008 Krizi Kaç Yıl Sürdü? Aslında Cevap “1 Yıl” Kadar Basit Değil[/color]

2008 krizi denince benim aklıma ilk olarak borsadaki sert düşüşlerden çok, ekonominin insan hayatına ne kadar hızlı dokunabildiği geliyor. Ekonomi haberlerinde “piyasalar toparlanıyor” denilen dönemlerde bile sıradan insanların iş bulmakta, borçlarını ödemekte veya evlerini korumakta zorlandığını görmek, krizin süresini yalnızca takvim yapraklarıyla ölçmenin ne kadar eksik olduğunu düşündürüyor. Üstelik bugün geriye baktığımızda “2008 krizi” diye tek bir tarihten söz ediyoruz ama aslında birkaç farklı süreç üst üste binmiş durumda.

Kısa cevap şu: ABD açısından Büyük Durgunluk (Great Recession) Aralık 2007'de başladı ve Haziran 2009'da sona erdi; yani teknik olarak 18 ay sürdü. ABD Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu (NBER) de resesyonun Aralık 2007-Haziran 2009 arasında 18 ay sürdüğünü belirtiyor. Ancak finansal kriz ve özellikle konut kaynaklı sorunlar daha erken başladı ve bazı etkileri 2009'dan sonra da devam etti. Federal Reserve History+1

Dolayısıyla “2008 krizi kaç yıl sürdü?” sorusuna yalnızca “2008'de başladı, 2009'da bitti” demek biraz yanıltıcı olabilir.

[color=]Kriz Gerçekte 2008'de mi Başladı?[/color]

Buradaki ilk önemli ayrım, finansal kriz ile ekonomik durgunluğun aynı şey olmaması.

ABD'deki konut piyasasında ciddi dengesizlikler 2000'lerin ortalarında oluşmaya başladı. Federal Reserve History'nin aktardığı verilere göre ABD'de konut fiyatları 1998-2006 arasında iki kattan fazla arttı. Aynı dönemde hanehalklarının mortgage borcunun GSYH'ye oranı yüzde 61'den yüzde 97'ye yükseldi. Yani sistem, yükselen konut fiyatları ve giderek büyüyen borç üzerine oldukça fazla bağımlı hale gelmişti. Federal Reserve History

Özellikle yüksek riskli konut kredilerinin menkul kıymetleştirilmesi, sorunu yalnızca kredi alan kişi ile banka arasındaki bir mesele olmaktan çıkardı. Krediler farklı finansal ürünlerin içine paketlendi ve dünyanın çeşitli yerlerindeki yatırımcıların bilançolarına girdi.

Konut fiyatları düşmeye başladığında ise zincirin diğer halkaları da etkilendi. Mortgage ödemelerinde sorun yaşayanların sayısı arttı, mortgage bağlantılı menkul kıymetlerin değeri sorgulanmaya başladı ve finans kuruluşları birbirlerinin risklerinden emin olamaz hale geldi. Federal Reserve History, subprime krizinin finansal piyasalardaki çalkantısının 2007-2010 dönemine yayıldığını belirtiyor. Federal Reserve History

Dolayısıyla başlangıç için 2008'i işaret etmek anlaşılır olsa da, kök nedenleri yalnızca 2008 yılına sıkıştırmak doğru değil.

[color=]2008 Neden Bir Kırılma Noktası Oldu?[/color]

2007'de başlayan sorunlar 2008'de çok daha görünür hale geldi. Mart 2008'de Bear Stearns ciddi likidite sorunları yaşadı. Eylül ayında ise Lehman Brothers iflas başvurusunda bulundu. Ertesi gün AIG'ye destek sağlandı. Aynı dönemde Citigroup ve Bank of America gibi büyük finans kuruluşları da çeşitli destek mekanizmalarına başvurdu. Federal Reserve History

Lehman Brothers'ın iflası özellikle önemliydi çünkü finansal sistemdeki güven sorununu daha da büyüttü. Bankalar ve yatırımcılar karşı tarafın ne kadar risk taşıdığını kestirmekte zorlanmaya başladı. Para piyasası fonlarından büyük miktarda para çekilmesi ve ticari kâğıt piyasasında yaşanan sorunlar, finansal sistemdeki stresin reel ekonomiye aktarılabileceğini gösterdi. Federal Reserve History+1

Bence burada krizin en öğretici taraflarından biri ortaya çıkıyor: Ekonomik sistemler sadece para miktarıyla değil, güvenle de çalışıyor.

Bir banka teknik olarak ayakta görünse bile piyasadaki diğer aktörler ona güvenmiyorsa kredi akışı durabiliyor. Kredi akışı durduğunda işletmeler yatırım yapamıyor, tüketiciler harcamalarını erteliyor ve işverenler yeni çalışan almak konusunda daha temkinli davranıyor.

Dünya Bankası da 2008 sonrasında yatırım, üretim, ticaret ve GSYH'de belirgin bir düşüş yaşandığını; kredi koşullarındaki sıkılaşmanın ve belirsizliğin şirketleri yatırımlarını azaltmaya, hanehalklarını ise büyük harcamaları ertelemeye yönelttiğini belirtiyor. World Bank

[color=]Peki Resesyon Gerçekten Ne Zaman Bitti?[/color]

Burada en net cevap NBER'den geliyor: Haziran 2009.

NBER, ABD ekonomisindeki daralmanın Haziran 2009'da dip yaptığını ve ekonomik genişlemenin başladığını belirledi. Ancak kurum özellikle önemli bir uyarı yaptı: Resesyonun bitmesi, ekonominin o tarihte normale döndüğü veya insanların ekonomik koşulları olumlu hissetmeye başladığı anlamına gelmiyordu. National Bureau of Economic Research

Bu ayrım son derece önemli.

Çünkü “resesyon bitti” ile “krizin etkileri sona erdi” aynı cümle değildir.

ABD'de 2007'nin sonundan 2009'un ikinci çeyreğine kadar reel GSYH yüzde 4,3 geriledi. İşsizlik oranı Aralık 2007'de yaklaşık yüzde 5 iken 2009'un sonbaharında yüzde 10'a kadar çıktı. Konut fiyatları da 2006'daki zirveden 2009 ortalarına kadar ortalama yaklaşık yüzde 30 düştü. Federal Reserve History

Bu nedenle teknik olarak 18 aylık bir resesyondan söz ederken, toplumsal ve finansal etkilerin daha uzun sürdüğünü söylemek gerekir.

[color=]“2008 Krizi 2 Yıl Sürdü” Demek Doğru mu?[/color]

Gündelik kullanım açısından evet, böyle bir ifade duyulabilir. Fakat ekonomik açıdan daha dikkatli konuşmak gerekiyor.

ABD'deki Büyük Durgunluk Aralık 2007-Haziran 2009 arasında sürdüğü için 18 aylık bir dönem söz konusu. Finansal kriz ise 2007'de başlayan ve 2008'de yoğunlaşan, bazı finansal piyasalarda ve konut sektöründe 2010'a kadar uzanan bir süreçti. Federal Reserve History de subprime mortgage krizini 2007-2010 dönemiyle ilişkilendiriyor. Federal Reserve History

Üstelik toparlanmanın hızı da ayrı bir meseleydi.

2009'da resesyon teknik olarak sona ermiş olsa bile işsizlik hemen eski seviyesine dönmedi. Hanehalklarının servet kayıplarını telafi etmesi, konut piyasasının toparlanması ve finansal sistemin normal kredi işleyişine dönmesi zaman aldı. Federal Reserve History de 2007-09 daralmasının ardından toparlanmanın bazı ölçütlere göre olağandışı derecede yavaş olduğunu vurguluyor. Federal Reserve History

Bu nedenle “kriz ne zaman bitti?” sorusunun cevabı, hangi göstergeden bahsettiğimize bağlı.

[color=]Kriz Sadece Bankacıların ve Yatırımcıların Hikâyesi Değildi[/color]

2008'i yalnızca Wall Street'teki yatırım bankalarının problemi olarak görmek de önemli bir hata olur.

Finansal piyasalardaki sorunlar işsizliğe, ev hacizlerine, tüketim düşüşüne ve işletmelerin yatırım kararlarına yansıdı. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Ekim 2008'de yaptığı değerlendirmede küresel işsizliğin 2007'deki yaklaşık 190 milyon seviyesinden 2009 sonunda 210 milyona çıkabileceğini öngörmüştü. Bu rakam o tarihteki tahmine dayanıyordu ve gerçekleşen sonuçla aynı şey olarak okunmamalı; fakat krizin daha o dönemde küresel bir istihdam sorunu olarak görüldüğünü gösteriyor. International Labour Organization

Burada kadınlar ve erkekler açısından da tek tip bir deneyim olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor.

Krizden en çok etkilenen sektörlerin ve iş kollarının yapısı, kadınların ve erkeklerin istihdam dağılımlarını farklı biçimlerde etkileyebiliyordu. Bazı erkeklerin yoğun bulunduğu imalat, inşaat ve finans bağlantılı işlerde büyük kayıplar yaşanırken, kadınların daha yoğun temsil edildiği bazı hizmet sektörlerinde farklı etkiler ortaya çıktı. Fakat “erkekler krizden şöyle, kadınlar böyle etkilendi” şeklindeki kesin genellemeler gerçeği fazla basitleştirir.

Aynı şekilde sorunlarla baş etme biçimlerini yalnızca cinsiyet üzerinden açıklamak da sağlıklı değil.

Bazı erkekler krize stratejik ve çözüm odaklı yaklaşarak gelirlerini çeşitlendirmeye, yeni beceriler öğrenmeye veya borçlarını yeniden yapılandırmaya çalışmış olabilir. Bazı kadınlar ise empatik ve ilişkisel yaklaşımı öne çıkararak aile bütçesini ortak kararlarla yönetmiş, sosyal destek ağlarından yararlanmış veya yakınlarının iş ve bakım yükünü paylaşmış olabilir. Fakat bunun tersi davranışlar da sayısız örnekte görülebilir. Kişilik, meslek, gelir seviyesi, aile yapısı ve sosyal çevre çoğu zaman cinsiyetten daha açıklayıcı değişkenlerdir.

Bence burada asıl tartışılması gereken soru şu:

Bir ekonomik krizde “rasyonel çözüm” ile “insani dayanışma” gerçekten birbirinin alternatifi olmak zorunda mı?

Muhtemelen değildir.

Kriz dönemlerinde bütçe planlaması, borç yönetimi ve iş stratejileri kadar güven, dayanışma ve sosyal destek de önemlidir.

[color=]Kurtarma Politikaları Başarılı mıydı, Yoksa Sorunu Erteledi mi?[/color]

2008 krizine verilen cevapların en tartışmalı taraflarından biri devletlerin ve merkez bankalarının finansal sistemi kurtarmak için müdahale etmesiydi.

ABD Merkez Bankası faizleri 2007'deki yüzde 5,25 seviyesinden 2008 sonunda yüzde 0-0,25 aralığına kadar indirdi. Ayrıca finansal piyasalara likidite sağlamak için daha önce alışılmışın dışında çeşitli programlar uyguladı. Federal Reserve History+1

Bu müdahalelerin savunulabilir tarafı oldukça açık: Finansal sistemin tamamen kilitlenmesi engellenmeye çalışıldı.

Ancak eleştirilecek tarafı da var. Büyük finansal kuruluşların sistemik risk nedeniyle desteklenmesi, “zarar oluştuğunda maliyet kimin üzerinde kalıyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Bir başka ifadeyle:

Risk alındığında kazanç özel, sistem çöktüğünde maliyet toplumsal mı oluyor?

Bu soru 2008 sonrası finansal düzenlemelerin temel tartışmalarından biri haline geldi. ABD'de 2010'da kabul edilen Dodd-Frank yasası, finansal sistemdeki denetim ve risk yönetimini güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı değişiklikler getirdi. Federal Reserve History

Dolayısıyla kriz yalnızca ekonomik bir şok değil, aynı zamanda finansal düzenleme konusunda büyük bir politika değişikliğinin de başlangıç noktalarından biri oldu.

[color=]2008 Krizinin En Büyük Yanılgısı Neydi?[/color]

Bana göre en önemli derslerden biri, ekonomik göstergelerin tek başına yeterli olmadığı.

Bir ülkenin GSYH'si yeniden büyümeye başlayabilir. Borsa yükselebilir. Bankacılık sistemi istikrara kavuşabilir.

Ama aynı anda bir aile işsiz kalmış, evini kaybetmiş veya yıllarca borç ödemek zorunda kalmış olabilir.

Bu nedenle “kriz bitti” ifadesini kullanırken hangi krizden ve kimin açısından söz ettiğimizi belirtmek gerekiyor.

NBER açısından ABD resesyonu Haziran 2009'da sona erdi. Finansal piyasalardaki çalkantıların ve konut piyasası sorunlarının etkileri ise daha uzun sürdü. Küresel ölçekte ise ülkelerin krize maruz kalma derecesi ve toparlanma hızları birbirinden farklıydı. Federal Reserve History+1

[color=]Sonuç: 18 Ay mı, 3 Yıl mı, Daha Fazlası mı?[/color]

Soruyu tek cümleyle cevaplamak gerekirse: ABD'nin Büyük Durgunluğu Aralık 2007'den Haziran 2009'a kadar sürdü ve 18 ay olarak kayda geçti. National Bureau of Economic Research

Fakat “2008 krizi” ifadesi daha geniş kullanıldığında tablo değişiyor. Finansal sorunların kökleri 2007 öncesine uzanıyor, mortgage kaynaklı finansal kriz 2007-2010 dönemine yayılan bir süreç olarak değerlendiriliyor ve ekonomik toparlanmanın etkileri 2009 sonrasında da devam ediyor. Federal Reserve History+1

Bence 2008'den çıkarılabilecek en değerli ders de burada.

Bir krizin sona erdiğini hangi noktada kabul ediyoruz? Borsalar yükseldiğinde mi? Bankalar yeniden kredi vermeye başladığında mı? GSYH büyümeye geçtiğinde mi? İşsizlik eski seviyesine döndüğünde mi? Yoksa krizin toplum üzerindeki borç, gelir ve servet etkileri büyük ölçüde ortadan kalktığında mı?

Belki de “2008 krizi kaç yıl sürdü?” sorusunun en dürüst cevabı şudur:

Teknik resesyon 18 ay sürdü; fakat krizin ekonomik ve toplumsal etkilerinin tamamen ortadan kalkması çok daha uzun bir süreçti.

Ve belki de forumda asıl tartışmamız gereken soru “kaç yıl sürdü?” değil, neden bu kadar büyük bir finansal sistemin bu kadar kısa sürede bu kadar kırılgan hale gelebildiği ve bir sonraki krizde aynı hataların tekrarlanıp tekrarlanmayacağıdır.
 
Üst