Aylin
New member
Ayasofya’da Bir Gece’yi Kim Yazdı? Rana Demiriz’in Romanına Farklı Bakışlarla Yaklaşmak
Ayasofya’nın kubbesi, gizli geçitleri, yüzyıllar boyunca değişen kimliği ve etrafında oluşan hikâyeler zaten tek başına bir roman malzemesi gibi geliyor bana. “Ayasofya’da Bir Gece” adını ilk gördüğümde de açıkçası bunun tarihî bir anlatı mı, yoksa kurgu ağırlıklı bir macera romanı mı olduğunu merak etmiştim. Araştırınca cevabın net olduğunu gördüm: “Ayasofya’da Bir Gece”nin yazarı Rana Demiriz. Eser, Timaş tarafından genç okurlara yönelik yayımlanan 192 sayfalık bir roman ve ilk baskıları 2017-2018 dönemine uzanıyor. Timaş’ın resmî kitap sayfasında da yazar doğrudan Rana Demiriz olarak belirtiliyor. timas.com.tr+1
Fakat bence asıl ilginç taraf “Kim yazdı?” sorusundan sonra başlıyor. Çünkü kitabı yalnızca yazarının adı üzerinden değerlendirmek yerine, tarihî bilgiyle macera kurgusunun nasıl bir araya getirildiğine, kadın ve erkek okurların kitaba yaklaşımındaki olası farklılıklara ve bu farklılıkların gerçekten cinsiyetten mi, yoksa yaş, eğitim, okuma alışkanlığı ve kişisel deneyimlerden mi kaynaklandığına bakmak daha anlamlı.
Romanın Yazarı Rana Demiriz Kimdir?
Rana Demiriz 1995 İstanbul doğumlu bir yazar. Kendi biyografisinde, ilk romanının 14 yaşındayken yayımlandığını ve daha sonraki eğitim hayatında Koç Üniversitesi’nde Sanat Tarihi ve Arkeoloji/Tarih alanlarında eğitim aldığını belirtiyor. Ayrıca Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlamış. ranademiriz.com.tr
Bu ayrıntı, “Ayasofya’da Bir Gece” açısından özellikle önemli. Çünkü kitapta tarih, mimari ve kültürel miras yalnızca arka plan dekoru olarak kullanılmıyor. Timaş’ın tanıtımında da Ayasofya’nın tarihî özelliklerinin ve tasvirlerinin macera kurgusunun içine yerleştirildiği vurgulanıyor. timas.com.tr+1
Dolayısıyla burada “genç bir yazarın rastgele yazdığı tarihî macera” şeklinde basitleştirilmiş bir tablo yerine, tarih eğitimi bulunan bir yazarın genç okura tarih merakı kazandırmaya çalışan edebî bir kurgu oluşturduğunu söylemek daha isabetli.
Ayasofya’da Bir Gece Ne Anlatıyor?
Romanın merkezinde Mihrimah bulunuyor. Mihrimah’ın Ayasofya’da çalıştığı sırada eski bir belgeyle karşılaşması, Mehmet ve İpek’le birlikte gizemi çözmeye çalışmalarıyla macera genişliyor. Hikâye yalnızca İstanbul sınırlarında kalmıyor; İtalya ve Diyarbakır gibi farklı mekânlara uzanan bir araştırma ve macera zinciri kuruluyor. timas.com.tr+1
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Roman tarih kitabı değil. Tarihî mekânlar, kişiler ve kültürel unsurlar kurgusal bir maceranın içinde kullanılıyor. Okurun romandaki her ayrıntıyı tarihsel gerçeklik olarak kabul etmesi doğru olmaz.
Bu ayrım özellikle genç okurlarda önemli. Bir roman tarih hakkında merak uyandırabilir fakat merak uyandırmak ile akademik tarih bilgisi vermek aynı şey değildir.
Bence kitabın değerli taraflarından biri de tam burada ortaya çıkıyor: Okura “Ayasofya hakkında her şeyi öğrendim” demek yerine “Ayasofya’nın geçmişini biraz daha araştırmak istiyorum” dedirtebiliyorsa, kurgu ile bilgi arasında başarılı bir köprü kurmuş oluyor.
Erkek Okur Bakışı: Olay Örgüsü, Mantık ve Tarihsel Ayrıntılar
Burada kullanıcıların sık yaptığı bir genellemeyi düzeltmek gerekiyor. “Erkekler objektif, kadınlar duygusal bakar” şeklindeki kesin bir ayrım bilimsel olarak savunulabilir bir gerçek değil. Cinsiyet üzerinden böyle bir karakter özelliği çıkarmak, bireysel farklılıkları gereksiz biçimde görmezden gelir.
Yine de forum tartışması açısından böyle iki okuma eğilimini varsayımsal okur profilleri olarak karşılaştırabiliriz.
Örneğin analitik okumaya ağırlık veren bir okur, “Ayasofya’da Bir Gece”yi öncelikle gizemin nasıl kurulduğu üzerinden inceleyebilir. Eski belge nedir? Karakterler ipuçlarını mantıklı biçimde birleştiriyor mu? Farklı şehirlerin hikâyeye dahil edilmesi olay örgüsünü güçlendiriyor mu? Tarihsel unsurlar kurguya ne kadar doğru yerleştirilmiş?
Bu tür sorulara baktığımızda romanın macera tarafı öne çıkıyor.
Kitap hakkında okur verileri de eserin macera yönünün güçlü biçimde algılandığını gösteriyor. 1000Kitap'ta eser 400'ün üzerinde kullanıcı değerlendirmesine ulaşmış ve platformda 8,3/10 seviyesinde bir ortalama puan görülüyor. Bunlar akademik değerlendirme değildir; ancak okur kabulü hakkında sınırlı da olsa ölçülebilir bir veri sunar. 1000 Kitap+1
Kitapyurdu'nda da yüzlerce okur yorumu bulunuyor ve eserin çok sayıda baskıya ulaştığı görülüyor. Ancak satış veya kullanıcı puanlarını “edebî kaliteyi kanıtlayan bilimsel veri” olarak değil, kitabın okur ilgisini gösteren ticari ve kullanıcı kaynaklı göstergeler olarak değerlendirmek gerekir. Kitapyurdu+1
Kadın Okur Bakışı: Karakterler, Atmosfer ve Kültürel Miras
Diğer tarafta bazı kadın okurların kitabı değerlendirirken karakterlerin duygusal deneyimlerine, dostluk ilişkilerine, merak duygusuna ve tarihî mekânın atmosferine daha fazla dikkat edebileceğini düşünebiliriz.
Ama burada da “kadınlar böyledir” demek yerine, bazı okuma deneyimlerinde böyle bir yaklaşımın ortaya çıkabileceğini söylemek daha doğru.
Nitekim gerçek okur yorumları bu çeşitliliği gösteriyor. Bazı okurlar Ayasofya’nın atmosferinden ve tarihî yolculuktan etkilenirken, bazıları macera ve mekân çeşitliliğini ön plana çıkarıyor. Bir okur, karakterlerin serüvenini ve İtalya’daki bölümleri özellikle beğendiğini belirtirken başka bir okur kitabın tarih ile macerayı birleştirmesini öne çıkarıyor. 1000 Kitap+1
Daha da ilginci, eleştiriler tamamen olumlu da değil. Bazı okurlar kitabın Ayasofya’nın manevi boyutunu daha fazla işlemesini beklediğini ifade etmiş. Bu tür yorumlar, aynı romanın farklı okurlarda neden farklı beklentiler oluşturabileceğini gösteriyor. Kitapyurdu
Dolayısıyla “kadın okur duygusal yaklaşır” gibi bir genelleme yerine şunu söylemek daha anlamlı: Okurun Ayasofya ile kurduğu kişisel ilişki, romanı algılama biçimini değiştirebilir.
Ayasofya’yı yalnızca mimari bir yapı olarak gören biriyle onu dinî, tarihî ve kişisel hafızanın parçası olarak gören kişinin aynı sahneyi farklı yorumlaması son derece normal.
Asıl Fark Cinsiyette mi, Okuma Deneyiminde mi?
Bence tartışmanın en ilginç noktası burası.
Bir erkek okur tarih eğitimi almışsa, kitabı mimari ve tarihsel doğruluk açısından ayrıntılı biçimde inceleyebilir. Bir kadın okur da aynı şekilde kaynakları kontrol edip tarihsel tutarlılık arayabilir.
Tersi de mümkün.
Bir erkek okur Ayasofya'nın atmosferinden, karakterler arasındaki dostluktan veya romanın duygusal yönünden etkilenebilir. Bir kadın okur ise “Bu tarihsel olay gerçekten böyle mi?” diye araştırmaya başlayabilir.
Yani değişkenin yalnızca cinsiyet olduğunu varsaymak yerine yaş, eğitim, ilgi alanı, tarih bilgisi, edebî zevk ve kişisel deneyim gibi faktörleri hesaba katmak çok daha sağlıklı.
Üstelik romanın hedef kitlesinin 11-14 yaş aralığına da hitap ettiği Timaş tarafından belirtiliyor. timas.com.tr Bu nedenle yetişkin okurların kitaba yaklaşımıyla hedef yaş grubundaki bir öğrencinin yaklaşımını karşılaştırmak, kadın-erkek karşılaştırmasından daha açıklayıcı olabilir.
Örneğin bir ortaokul öğrencisi için kitabın “Ayasofya hakkında akademik açıdan ne kadar eksiksiz olduğu” temel kriter olmayabilir. Maceranın sürükleyiciliği, karakterlerin yaşadığı heyecan ve gizemin çözülmesi çok daha belirleyici olabilir.
Bir tarih öğrencisi ise aynı kitabı çok daha farklı bir gözle okuyabilir.
Veriler Bize Ne Söylüyor?
Kitap hakkında elimizdeki en somut verilerden biri bibliyografik bilgiler. Timaş kaydına göre eser 192 sayfa ve genç okurlara yönelik. Yayın tarihi kaynaklarda 2017 sonu/2018 dönemi olarak görünürken, sonraki baskılarda farklı tarih bilgileri bulunabiliyor. Bu nedenle “ilk yayın tarihi” ile “belirli baskının tarihi” birbirine karıştırılmamalı. timas.com.tr+1
Kitabın ayrıca farklı dillere çevrildiğine ilişkin resmî TEDA kaydı bulunuyor. Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın TEDA veritabanında “Ayasofya’da Bir Gece”nin Farsça çevirisi Rana Demiriz adına kayıtlı ve 2023 tarihli olarak gösteriliyor. TEDA
Bu tür veriler romanın yalnızca Türkiye'deki okurlara ulaşmadığını göstermesi bakımından ilginç.
Fakat burada da ölçüyü kaçırmamak gerekiyor: Bir kitabın çevirisinin yapılması otomatik olarak edebî açıdan üstün olduğunu kanıtlamaz. Aynı şekilde yüksek kullanıcı puanı da akademik bir edebiyat araştırmasının yerine geçmez.
Verinin bize söylediği şey ile bizim veriden çıkardığımız yorum farklı olmalı.
Ayasofya’nın Kendisi Romanın Önüne Geçiyor mu?
Benim açımdan romanı ilginç kılan noktalardan biri bu.
“Ayasofya’da Bir Gece”nin karakterleri önemli olsa da eserin en güçlü unsurlarından biri doğrudan mekânın kendisi. Çünkü Ayasofya, sıradan bir roman dekoru değil; yaklaşık 1500 yıllık geçmişi bulunan, farklı dönemlerde farklı işlevler ve anlamlar kazanmış tarihî bir yapı.
Bu nedenle romanı okurken ister istemez şu soru ortaya çıkıyor:
Hikâyenin heyecanını yaratan gerçekten karakterler mi, yoksa Ayasofya’nın tarihsel hafızası mı?
Bana göre ikisi birbirinden ayrılmaz durumda. Çünkü eski belge, gizem ve macera gibi unsurlar Ayasofya’nın tarihsel atmosferinden bağımsız düşünüldüğünde aynı etkiyi yaratmayabilir.
Timaş’ın tanıtımında da eserin Ayasofya hakkındaki ayrıntıları macera kurgusunun içine yerleştirdiği özellikle vurgulanıyor. Timaş Europe
Bu yaklaşım, özellikle tarihî mekânları sıkıcı ders konuları olmaktan çıkarıp hikâyenin bir parçasına dönüştürmek açısından dikkate değer.
Sonuç: “Ayasofya’da Bir Gece”nin Yazarı Kim?
Sorunun kısa ve kesin cevabı şu: “Ayasofya’da Bir Gece”yi Rana Demiriz yazdı. Eser, Timaş tarafından yayımlanan, Ayasofya merkezli tarihî macera ve gizem unsurlarını bir araya getiren gençlik romanı. Resmî yayıncı kaydı, yazar bilgisini ve kitabın temel bibliyografik özelliklerini doğruluyor. timas.com.tr
Fakat kitap üzerine tartışmayı yalnızca “Rana Demiriz yazdı” noktasında bırakmak bence romanın asıl ilginç tarafını kaçırmak olur.
Çünkü eser, tarih ile kurgu arasındaki sınırı, genç okura tarih anlatmanın yöntemlerini ve bir tarihî mekânın edebiyatta nasıl kullanılabileceğini tartışmak için iyi bir örnek oluşturuyor.
Kadın ve erkek okurlar arasındaki farklılıkları incelerken de en sağlıklı yaklaşımın kesin kalıplardan kaçınmak olduğunu düşünüyorum. Bir tarafta “erkekler mantıklıdır, kadınlar duygusaldır” şeklindeki basit formül var; diğer tarafta ise gerçek okur deneyimlerinin çok daha karmaşık olduğunu gösteren veriler bulunuyor.
Üstelik kitabın okur yorumları da bunu destekliyor: Kimi okur macerayı, kimi tarihî atmosferi, kimi karakterleri, kimi ise Ayasofya’nın manevi yönünün daha fazla işlenmesini önemsiyor. 1000 Kitap+1
Bence forumda asıl tartışılması gereken de bu.
Siz “Ayasofya’da Bir Gece”yi okuduysanız kitabı daha çok bir macera romanı olarak mı gördünüz, yoksa tarihî ve kültürel yönü sizin için daha mı önemliydi?
Bir başka soru da şu: Bir tarihî roman, gençlere tarihi sevdirmek için ne ölçüde kurguya başvurabilir? Kurgu güçlendikçe tarihsel doğruluk ikinci plana mı düşmeli?
Ve son olarak, kadın ve erkek okurların gerçekten farklı okuma biçimleri olduğunu düşünüyor musunuz, yoksa bu ayrımın altında aslında yaş, eğitim ve kişisel ilgi alanları mı yatıyor?
Kaynaklar
- Timaş Yayınları, Ayasofya’da Bir Gece kitap ve bibliyografik bilgileri. timas.com.tr
- Timaş Europe, Ayasofya’da Bir Gece kitap tanıtımı. Timaş Europe
- Rana Demiriz’in resmî biyografisi ve eğitim bilgileri. ranademiriz.com.tr
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı TEDA, Ayasofya’da Bir Gece Farsça çeviri kaydı. TEDA
- Kitapyurdu, kitap bibliyografisi ve kullanıcı değerlendirmeleri. Kitapyurdu+1
- 1000Kitap, okur değerlendirmeleri ve kullanıcı istatistikleri. 1000 Kitap+1
Ayasofya’nın kubbesi, gizli geçitleri, yüzyıllar boyunca değişen kimliği ve etrafında oluşan hikâyeler zaten tek başına bir roman malzemesi gibi geliyor bana. “Ayasofya’da Bir Gece” adını ilk gördüğümde de açıkçası bunun tarihî bir anlatı mı, yoksa kurgu ağırlıklı bir macera romanı mı olduğunu merak etmiştim. Araştırınca cevabın net olduğunu gördüm: “Ayasofya’da Bir Gece”nin yazarı Rana Demiriz. Eser, Timaş tarafından genç okurlara yönelik yayımlanan 192 sayfalık bir roman ve ilk baskıları 2017-2018 dönemine uzanıyor. Timaş’ın resmî kitap sayfasında da yazar doğrudan Rana Demiriz olarak belirtiliyor. timas.com.tr+1
Fakat bence asıl ilginç taraf “Kim yazdı?” sorusundan sonra başlıyor. Çünkü kitabı yalnızca yazarının adı üzerinden değerlendirmek yerine, tarihî bilgiyle macera kurgusunun nasıl bir araya getirildiğine, kadın ve erkek okurların kitaba yaklaşımındaki olası farklılıklara ve bu farklılıkların gerçekten cinsiyetten mi, yoksa yaş, eğitim, okuma alışkanlığı ve kişisel deneyimlerden mi kaynaklandığına bakmak daha anlamlı.
Romanın Yazarı Rana Demiriz Kimdir?
Rana Demiriz 1995 İstanbul doğumlu bir yazar. Kendi biyografisinde, ilk romanının 14 yaşındayken yayımlandığını ve daha sonraki eğitim hayatında Koç Üniversitesi’nde Sanat Tarihi ve Arkeoloji/Tarih alanlarında eğitim aldığını belirtiyor. Ayrıca Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlamış. ranademiriz.com.tr
Bu ayrıntı, “Ayasofya’da Bir Gece” açısından özellikle önemli. Çünkü kitapta tarih, mimari ve kültürel miras yalnızca arka plan dekoru olarak kullanılmıyor. Timaş’ın tanıtımında da Ayasofya’nın tarihî özelliklerinin ve tasvirlerinin macera kurgusunun içine yerleştirildiği vurgulanıyor. timas.com.tr+1
Dolayısıyla burada “genç bir yazarın rastgele yazdığı tarihî macera” şeklinde basitleştirilmiş bir tablo yerine, tarih eğitimi bulunan bir yazarın genç okura tarih merakı kazandırmaya çalışan edebî bir kurgu oluşturduğunu söylemek daha isabetli.
Ayasofya’da Bir Gece Ne Anlatıyor?
Romanın merkezinde Mihrimah bulunuyor. Mihrimah’ın Ayasofya’da çalıştığı sırada eski bir belgeyle karşılaşması, Mehmet ve İpek’le birlikte gizemi çözmeye çalışmalarıyla macera genişliyor. Hikâye yalnızca İstanbul sınırlarında kalmıyor; İtalya ve Diyarbakır gibi farklı mekânlara uzanan bir araştırma ve macera zinciri kuruluyor. timas.com.tr+1
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Roman tarih kitabı değil. Tarihî mekânlar, kişiler ve kültürel unsurlar kurgusal bir maceranın içinde kullanılıyor. Okurun romandaki her ayrıntıyı tarihsel gerçeklik olarak kabul etmesi doğru olmaz.
Bu ayrım özellikle genç okurlarda önemli. Bir roman tarih hakkında merak uyandırabilir fakat merak uyandırmak ile akademik tarih bilgisi vermek aynı şey değildir.
Bence kitabın değerli taraflarından biri de tam burada ortaya çıkıyor: Okura “Ayasofya hakkında her şeyi öğrendim” demek yerine “Ayasofya’nın geçmişini biraz daha araştırmak istiyorum” dedirtebiliyorsa, kurgu ile bilgi arasında başarılı bir köprü kurmuş oluyor.
Erkek Okur Bakışı: Olay Örgüsü, Mantık ve Tarihsel Ayrıntılar
Burada kullanıcıların sık yaptığı bir genellemeyi düzeltmek gerekiyor. “Erkekler objektif, kadınlar duygusal bakar” şeklindeki kesin bir ayrım bilimsel olarak savunulabilir bir gerçek değil. Cinsiyet üzerinden böyle bir karakter özelliği çıkarmak, bireysel farklılıkları gereksiz biçimde görmezden gelir.
Yine de forum tartışması açısından böyle iki okuma eğilimini varsayımsal okur profilleri olarak karşılaştırabiliriz.
Örneğin analitik okumaya ağırlık veren bir okur, “Ayasofya’da Bir Gece”yi öncelikle gizemin nasıl kurulduğu üzerinden inceleyebilir. Eski belge nedir? Karakterler ipuçlarını mantıklı biçimde birleştiriyor mu? Farklı şehirlerin hikâyeye dahil edilmesi olay örgüsünü güçlendiriyor mu? Tarihsel unsurlar kurguya ne kadar doğru yerleştirilmiş?
Bu tür sorulara baktığımızda romanın macera tarafı öne çıkıyor.
Kitap hakkında okur verileri de eserin macera yönünün güçlü biçimde algılandığını gösteriyor. 1000Kitap'ta eser 400'ün üzerinde kullanıcı değerlendirmesine ulaşmış ve platformda 8,3/10 seviyesinde bir ortalama puan görülüyor. Bunlar akademik değerlendirme değildir; ancak okur kabulü hakkında sınırlı da olsa ölçülebilir bir veri sunar. 1000 Kitap+1
Kitapyurdu'nda da yüzlerce okur yorumu bulunuyor ve eserin çok sayıda baskıya ulaştığı görülüyor. Ancak satış veya kullanıcı puanlarını “edebî kaliteyi kanıtlayan bilimsel veri” olarak değil, kitabın okur ilgisini gösteren ticari ve kullanıcı kaynaklı göstergeler olarak değerlendirmek gerekir. Kitapyurdu+1
Kadın Okur Bakışı: Karakterler, Atmosfer ve Kültürel Miras
Diğer tarafta bazı kadın okurların kitabı değerlendirirken karakterlerin duygusal deneyimlerine, dostluk ilişkilerine, merak duygusuna ve tarihî mekânın atmosferine daha fazla dikkat edebileceğini düşünebiliriz.
Ama burada da “kadınlar böyledir” demek yerine, bazı okuma deneyimlerinde böyle bir yaklaşımın ortaya çıkabileceğini söylemek daha doğru.
Nitekim gerçek okur yorumları bu çeşitliliği gösteriyor. Bazı okurlar Ayasofya’nın atmosferinden ve tarihî yolculuktan etkilenirken, bazıları macera ve mekân çeşitliliğini ön plana çıkarıyor. Bir okur, karakterlerin serüvenini ve İtalya’daki bölümleri özellikle beğendiğini belirtirken başka bir okur kitabın tarih ile macerayı birleştirmesini öne çıkarıyor. 1000 Kitap+1
Daha da ilginci, eleştiriler tamamen olumlu da değil. Bazı okurlar kitabın Ayasofya’nın manevi boyutunu daha fazla işlemesini beklediğini ifade etmiş. Bu tür yorumlar, aynı romanın farklı okurlarda neden farklı beklentiler oluşturabileceğini gösteriyor. Kitapyurdu
Dolayısıyla “kadın okur duygusal yaklaşır” gibi bir genelleme yerine şunu söylemek daha anlamlı: Okurun Ayasofya ile kurduğu kişisel ilişki, romanı algılama biçimini değiştirebilir.
Ayasofya’yı yalnızca mimari bir yapı olarak gören biriyle onu dinî, tarihî ve kişisel hafızanın parçası olarak gören kişinin aynı sahneyi farklı yorumlaması son derece normal.
Asıl Fark Cinsiyette mi, Okuma Deneyiminde mi?
Bence tartışmanın en ilginç noktası burası.
Bir erkek okur tarih eğitimi almışsa, kitabı mimari ve tarihsel doğruluk açısından ayrıntılı biçimde inceleyebilir. Bir kadın okur da aynı şekilde kaynakları kontrol edip tarihsel tutarlılık arayabilir.
Tersi de mümkün.
Bir erkek okur Ayasofya'nın atmosferinden, karakterler arasındaki dostluktan veya romanın duygusal yönünden etkilenebilir. Bir kadın okur ise “Bu tarihsel olay gerçekten böyle mi?” diye araştırmaya başlayabilir.
Yani değişkenin yalnızca cinsiyet olduğunu varsaymak yerine yaş, eğitim, ilgi alanı, tarih bilgisi, edebî zevk ve kişisel deneyim gibi faktörleri hesaba katmak çok daha sağlıklı.
Üstelik romanın hedef kitlesinin 11-14 yaş aralığına da hitap ettiği Timaş tarafından belirtiliyor. timas.com.tr Bu nedenle yetişkin okurların kitaba yaklaşımıyla hedef yaş grubundaki bir öğrencinin yaklaşımını karşılaştırmak, kadın-erkek karşılaştırmasından daha açıklayıcı olabilir.
Örneğin bir ortaokul öğrencisi için kitabın “Ayasofya hakkında akademik açıdan ne kadar eksiksiz olduğu” temel kriter olmayabilir. Maceranın sürükleyiciliği, karakterlerin yaşadığı heyecan ve gizemin çözülmesi çok daha belirleyici olabilir.
Bir tarih öğrencisi ise aynı kitabı çok daha farklı bir gözle okuyabilir.
Veriler Bize Ne Söylüyor?
Kitap hakkında elimizdeki en somut verilerden biri bibliyografik bilgiler. Timaş kaydına göre eser 192 sayfa ve genç okurlara yönelik. Yayın tarihi kaynaklarda 2017 sonu/2018 dönemi olarak görünürken, sonraki baskılarda farklı tarih bilgileri bulunabiliyor. Bu nedenle “ilk yayın tarihi” ile “belirli baskının tarihi” birbirine karıştırılmamalı. timas.com.tr+1
Kitabın ayrıca farklı dillere çevrildiğine ilişkin resmî TEDA kaydı bulunuyor. Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın TEDA veritabanında “Ayasofya’da Bir Gece”nin Farsça çevirisi Rana Demiriz adına kayıtlı ve 2023 tarihli olarak gösteriliyor. TEDA
Bu tür veriler romanın yalnızca Türkiye'deki okurlara ulaşmadığını göstermesi bakımından ilginç.
Fakat burada da ölçüyü kaçırmamak gerekiyor: Bir kitabın çevirisinin yapılması otomatik olarak edebî açıdan üstün olduğunu kanıtlamaz. Aynı şekilde yüksek kullanıcı puanı da akademik bir edebiyat araştırmasının yerine geçmez.
Verinin bize söylediği şey ile bizim veriden çıkardığımız yorum farklı olmalı.
Ayasofya’nın Kendisi Romanın Önüne Geçiyor mu?
Benim açımdan romanı ilginç kılan noktalardan biri bu.
“Ayasofya’da Bir Gece”nin karakterleri önemli olsa da eserin en güçlü unsurlarından biri doğrudan mekânın kendisi. Çünkü Ayasofya, sıradan bir roman dekoru değil; yaklaşık 1500 yıllık geçmişi bulunan, farklı dönemlerde farklı işlevler ve anlamlar kazanmış tarihî bir yapı.
Bu nedenle romanı okurken ister istemez şu soru ortaya çıkıyor:
Hikâyenin heyecanını yaratan gerçekten karakterler mi, yoksa Ayasofya’nın tarihsel hafızası mı?
Bana göre ikisi birbirinden ayrılmaz durumda. Çünkü eski belge, gizem ve macera gibi unsurlar Ayasofya’nın tarihsel atmosferinden bağımsız düşünüldüğünde aynı etkiyi yaratmayabilir.
Timaş’ın tanıtımında da eserin Ayasofya hakkındaki ayrıntıları macera kurgusunun içine yerleştirdiği özellikle vurgulanıyor. Timaş Europe
Bu yaklaşım, özellikle tarihî mekânları sıkıcı ders konuları olmaktan çıkarıp hikâyenin bir parçasına dönüştürmek açısından dikkate değer.
Sonuç: “Ayasofya’da Bir Gece”nin Yazarı Kim?
Sorunun kısa ve kesin cevabı şu: “Ayasofya’da Bir Gece”yi Rana Demiriz yazdı. Eser, Timaş tarafından yayımlanan, Ayasofya merkezli tarihî macera ve gizem unsurlarını bir araya getiren gençlik romanı. Resmî yayıncı kaydı, yazar bilgisini ve kitabın temel bibliyografik özelliklerini doğruluyor. timas.com.tr
Fakat kitap üzerine tartışmayı yalnızca “Rana Demiriz yazdı” noktasında bırakmak bence romanın asıl ilginç tarafını kaçırmak olur.
Çünkü eser, tarih ile kurgu arasındaki sınırı, genç okura tarih anlatmanın yöntemlerini ve bir tarihî mekânın edebiyatta nasıl kullanılabileceğini tartışmak için iyi bir örnek oluşturuyor.
Kadın ve erkek okurlar arasındaki farklılıkları incelerken de en sağlıklı yaklaşımın kesin kalıplardan kaçınmak olduğunu düşünüyorum. Bir tarafta “erkekler mantıklıdır, kadınlar duygusaldır” şeklindeki basit formül var; diğer tarafta ise gerçek okur deneyimlerinin çok daha karmaşık olduğunu gösteren veriler bulunuyor.
Üstelik kitabın okur yorumları da bunu destekliyor: Kimi okur macerayı, kimi tarihî atmosferi, kimi karakterleri, kimi ise Ayasofya’nın manevi yönünün daha fazla işlenmesini önemsiyor. 1000 Kitap+1
Bence forumda asıl tartışılması gereken de bu.
Siz “Ayasofya’da Bir Gece”yi okuduysanız kitabı daha çok bir macera romanı olarak mı gördünüz, yoksa tarihî ve kültürel yönü sizin için daha mı önemliydi?
Bir başka soru da şu: Bir tarihî roman, gençlere tarihi sevdirmek için ne ölçüde kurguya başvurabilir? Kurgu güçlendikçe tarihsel doğruluk ikinci plana mı düşmeli?
Ve son olarak, kadın ve erkek okurların gerçekten farklı okuma biçimleri olduğunu düşünüyor musunuz, yoksa bu ayrımın altında aslında yaş, eğitim ve kişisel ilgi alanları mı yatıyor?
Kaynaklar
- Timaş Yayınları, Ayasofya’da Bir Gece kitap ve bibliyografik bilgileri. timas.com.tr
- Timaş Europe, Ayasofya’da Bir Gece kitap tanıtımı. Timaş Europe
- Rana Demiriz’in resmî biyografisi ve eğitim bilgileri. ranademiriz.com.tr
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı TEDA, Ayasofya’da Bir Gece Farsça çeviri kaydı. TEDA
- Kitapyurdu, kitap bibliyografisi ve kullanıcı değerlendirmeleri. Kitapyurdu+1
- 1000Kitap, okur değerlendirmeleri ve kullanıcı istatistikleri. 1000 Kitap+1