Umut
New member
Banyo, parke konusunda daha dikkatli olunması gereken alanlardan biri.
Çünkü burada yalnızca ara sıra su dökülmesinden değil, sürekli nemden, buhardan, sıçramadan ve zeminde su birikme ihtimalinden bahsediyoruz.
Tarkett, standart laminatın banyoda ve çamaşırhanede kullanılmasını önermiyor. Tarkett
Bu nedenle banyoya “Ama benimki derzli, çok kaliteli” diyerek standart laminat döşemek yerine ürünün üretici tarafından açıkça ıslak alanlara uygun olup olmadığına bakmak daha güvenli bir yaklaşım.
Burada soru şu olmalı:
“Bu parke güzel mi?” değil, “Bu parke bu ortam için tasarlanmış mı?”
Çünkü iyi bir ürün yanlış yerde kullanıldığında kötü sonuç verebilir.
Ferrari'yle tarlaya girip “Ama araba kaliteli” demek gibi.
Derzleri Silikonla Kapatmak Çözüm mü?
Bu konuda da forumlarda farklı görüşler çıkıyor.
Bazı üreticiler özellikle mutfak gibi alanlarda derzlerin uygun şekilde silikonla korunmasını tavsiye edebiliyor. Tarkett de belirli uygulamalarda derzlerin silikonla kapatılmasının suyun alt katmanlara ulaşma riskini azaltabileceğini belirtiyor. Tarkett
Fakat burada “Her derzi silikonla doldurayım, artık parke denizaltı olsun” yaklaşımı doğru değil.
Kullanılan ürünün montaj talimatları dikkate alınmalı. Çünkü laminat parke, sıcaklık ve nem değişimlerine bağlı olarak hareket edebilen bir sistemdir. Kenar boşlukları, genleşme payları ve üreticinin önerdiği uygulama detayları önemlidir.
Yani silikonun nerede, nasıl ve hangi ürünle kullanılacağı rastgele belirlenmemeli.
Su Döktünüz: Panik Yok, Kronometre Var!
Diyelim ki bardak devrildi.
İlk yapılacak şey forum açıp “ARKADAŞLAR PARKEM GİTTİ Mİ?” diye büyük harflerle yazmak değil.
Önce suyu temizleyin.
Ne kadar erken müdahale edilirse, suyun birleşim noktalarına ve alt katmanlara ulaşma ihtimali o kadar azaltılır.
Özellikle standart laminatlarda uzun süre bekleyen suyu hafife almamak gerekir. Su, panelin üst yüzeyinden çok birleşim noktaları ve kenarlardan içeri ulaşarak HDF gibi ahşap esaslı çekirdeklerde şişmeye neden olabilir. Aladağlılar Parke+1
Ve burada kritik nokta şu:
Parke kurudu diye her şey kesin olarak düzelmiş sayılmaz.
Şişen bir panelin tamamen eski formuna dönmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle “Biraz bekleyelim, belki kendine gelir” stratejisi bazen sadece hasarın büyümesini izlemek anlamına gelir.
Parke Alırken Satıcıya Sorulması Gereken 7 Soru
Derzli parke satın alırken yalnızca renk ve desen üzerinden ilerlemek yerine şu sorular çok daha değerlidir:
1. Bu ürün suya dayanıklı mı, su geçirmez mi?
2. Su dayanımı için üreticinin belirttiği test veya süre nedir?
3. Kilit sistemi suya karşı özel olarak korunmuş mu?
4. Derz kenarlarında özel bir kaplama var mı?
5. Mutfak için üretici tarafından uygun görülüyor mu?
6. Montaj sırasında hangi silikon veya sızdırmazlık uygulaması öneriliyor?
7. Garanti belgesinde su hasarıyla ilgili hangi koşullar bulunuyor?
Özellikle son maddeyi es geçmemek gerekiyor.
Çünkü satış sırasında duyduğunuz “Abi bu su geçirmez” cümlesi ile garanti belgesinde yazan teknik koşullar aynı şey olmayabilir.
Evinize parke alırken romantizmi katalogda bırakıp biraz da teknik föy okumakta fayda var.
Derzli mi Derzsiz mi? Asıl Karar Burada Değil
Bence parke seçimindeki en büyük yanılgılardan biri, derzli ve derzsiz seçenekleri su dayanımının iki farklı seviyesiymiş gibi düşünmek.
Oysa derz çoğunlukla estetik bir tercihtir.
Derzli model, ahşap tahtaların tek tek görünmesini sağlar ve zemine daha geleneksel, doğal veya karakterli bir hava verebilir. Derzsiz model ise daha bütünsel ve sade bir görünüm oluşturur. Uğur Zemin+1
Su dayanımını belirleyen şey ise esas olarak ürünün teknik yapısıdır.
Dolayısıyla iki ürün düşünün:
A modeli: Derzli, ancak suya dayanıklı teknolojisi olmayan standart laminat.
B modeli: Derzli, fakat özel kilit sistemi ve üretici tarafından belirtilmiş su dayanımı bulunan laminat.
Burada sadece “İkisinin de derzi var” demek teknik açıdan fazla bir şey anlatmaz.
Aynı şekilde derzsiz bir parke de otomatik olarak su geçirmez değildir.
Gerçek Hayattan Küçük Bir Senaryo: Kedinin Su Kabı ve Parke
Forum kültürünün hakkını verelim.
Evde kedi varsa teori bir noktadan sonra emekli olur.
Kedinin su kabı devrilir.
Siz görmezsiniz.
Kedi görür.
Kedi bilir.
Kedi ayrıca size söylemez.
Saatler sonra salonun ortasında küçük bir göl keşfedersiniz.
İşte böyle bir durumda önemli olan parkede derz olup olmadığı değil; ürünün su dayanımının ne olduğu, suyun ne kadar süre kaldığı ve panellerin birleşim yerlerinin nasıl korunduğudur.
Bu senaryoda yapılacak şey de oldukça basit: suyu hızlıca temizlemek, birleşim yerlerini kontrol etmek ve kabarma, açılma veya şekil değişikliği olup olmadığını gözlemlemek.
Eğer belirgin deformasyon oluşmuşsa “Kurur herhalde” demek yerine montajı yapan ustaya veya üreticiye danışmak daha doğru olur.
Peki Sonuç? Derzli Parkeden Korkmalı mıyız?
Bence hayır.
Ama derzli parkeyi de sihirli bir su kalkanı gibi görmemek gerekiyor.
Derzli parke su geçirir mi?
Tek başına “derzli” olduğu için evet diyemeyiz.
Suya tamamen dayanıklı mıdır?
Bunu da yalnızca görünümüne bakarak söyleyemeyiz.
Asıl mesele ürünün teknik özellikleridir.
Standart laminatlarda suyun uzun süre beklemesi, özellikle birleşim noktalarından içeri sızması halinde şişme ve deformasyon riski vardır. Aladağlılar Parke+1 Buna karşılık özel olarak suya dayanıklı veya su geçirmez olarak tasarlanan bazı derzli modellerde geliştirilmiş kilit ve kenar teknolojileri bulunabiliyor. Çamsan Parke+1
Bu yüzden parke seçerken şu sırayla düşünmek daha mantıklı:
Önce kullanım alanı.
Sonra ürünün teknik özellikleri.
Ardından su dayanımı.
Sonra montaj kalitesi.
En son derzli mi, derzsiz mi olduğuna karar vermek.
Çünkü zeminin güzel görünmesi önemli ama güzel görünen bir zeminin altında gizli bir su problemi yaşamak pek kimsenin hayali değil.
Ve belki de asıl soru şu:
Parke seçerken gözümüzün gördüğü desene mi güveniyoruz, yoksa ürünün teknik olarak bize söylediklerini de gerçekten okuyor muyuz?
Sonuçta parke de insan gibi biraz.
Dış görünüş ilk izlenimi verir.
Ama karakterini zor şartlarda belli eder.
Çünkü burada yalnızca ara sıra su dökülmesinden değil, sürekli nemden, buhardan, sıçramadan ve zeminde su birikme ihtimalinden bahsediyoruz.
Tarkett, standart laminatın banyoda ve çamaşırhanede kullanılmasını önermiyor. Tarkett
Bu nedenle banyoya “Ama benimki derzli, çok kaliteli” diyerek standart laminat döşemek yerine ürünün üretici tarafından açıkça ıslak alanlara uygun olup olmadığına bakmak daha güvenli bir yaklaşım.
Burada soru şu olmalı:
“Bu parke güzel mi?” değil, “Bu parke bu ortam için tasarlanmış mı?”
Çünkü iyi bir ürün yanlış yerde kullanıldığında kötü sonuç verebilir.
Ferrari'yle tarlaya girip “Ama araba kaliteli” demek gibi.
Derzleri Silikonla Kapatmak Çözüm mü?
Bu konuda da forumlarda farklı görüşler çıkıyor.
Bazı üreticiler özellikle mutfak gibi alanlarda derzlerin uygun şekilde silikonla korunmasını tavsiye edebiliyor. Tarkett de belirli uygulamalarda derzlerin silikonla kapatılmasının suyun alt katmanlara ulaşma riskini azaltabileceğini belirtiyor. Tarkett
Fakat burada “Her derzi silikonla doldurayım, artık parke denizaltı olsun” yaklaşımı doğru değil.
Kullanılan ürünün montaj talimatları dikkate alınmalı. Çünkü laminat parke, sıcaklık ve nem değişimlerine bağlı olarak hareket edebilen bir sistemdir. Kenar boşlukları, genleşme payları ve üreticinin önerdiği uygulama detayları önemlidir.
Yani silikonun nerede, nasıl ve hangi ürünle kullanılacağı rastgele belirlenmemeli.
Su Döktünüz: Panik Yok, Kronometre Var!
Diyelim ki bardak devrildi.
İlk yapılacak şey forum açıp “ARKADAŞLAR PARKEM GİTTİ Mİ?” diye büyük harflerle yazmak değil.
Önce suyu temizleyin.
Ne kadar erken müdahale edilirse, suyun birleşim noktalarına ve alt katmanlara ulaşma ihtimali o kadar azaltılır.
Özellikle standart laminatlarda uzun süre bekleyen suyu hafife almamak gerekir. Su, panelin üst yüzeyinden çok birleşim noktaları ve kenarlardan içeri ulaşarak HDF gibi ahşap esaslı çekirdeklerde şişmeye neden olabilir. Aladağlılar Parke+1
Ve burada kritik nokta şu:
Parke kurudu diye her şey kesin olarak düzelmiş sayılmaz.
Şişen bir panelin tamamen eski formuna dönmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle “Biraz bekleyelim, belki kendine gelir” stratejisi bazen sadece hasarın büyümesini izlemek anlamına gelir.
Parke Alırken Satıcıya Sorulması Gereken 7 Soru
Derzli parke satın alırken yalnızca renk ve desen üzerinden ilerlemek yerine şu sorular çok daha değerlidir:
1. Bu ürün suya dayanıklı mı, su geçirmez mi?
2. Su dayanımı için üreticinin belirttiği test veya süre nedir?
3. Kilit sistemi suya karşı özel olarak korunmuş mu?
4. Derz kenarlarında özel bir kaplama var mı?
5. Mutfak için üretici tarafından uygun görülüyor mu?
6. Montaj sırasında hangi silikon veya sızdırmazlık uygulaması öneriliyor?
7. Garanti belgesinde su hasarıyla ilgili hangi koşullar bulunuyor?
Özellikle son maddeyi es geçmemek gerekiyor.
Çünkü satış sırasında duyduğunuz “Abi bu su geçirmez” cümlesi ile garanti belgesinde yazan teknik koşullar aynı şey olmayabilir.
Evinize parke alırken romantizmi katalogda bırakıp biraz da teknik föy okumakta fayda var.
Derzli mi Derzsiz mi? Asıl Karar Burada Değil
Bence parke seçimindeki en büyük yanılgılardan biri, derzli ve derzsiz seçenekleri su dayanımının iki farklı seviyesiymiş gibi düşünmek.
Oysa derz çoğunlukla estetik bir tercihtir.
Derzli model, ahşap tahtaların tek tek görünmesini sağlar ve zemine daha geleneksel, doğal veya karakterli bir hava verebilir. Derzsiz model ise daha bütünsel ve sade bir görünüm oluşturur. Uğur Zemin+1
Su dayanımını belirleyen şey ise esas olarak ürünün teknik yapısıdır.
Dolayısıyla iki ürün düşünün:
A modeli: Derzli, ancak suya dayanıklı teknolojisi olmayan standart laminat.
B modeli: Derzli, fakat özel kilit sistemi ve üretici tarafından belirtilmiş su dayanımı bulunan laminat.
Burada sadece “İkisinin de derzi var” demek teknik açıdan fazla bir şey anlatmaz.
Aynı şekilde derzsiz bir parke de otomatik olarak su geçirmez değildir.
Gerçek Hayattan Küçük Bir Senaryo: Kedinin Su Kabı ve Parke
Forum kültürünün hakkını verelim.
Evde kedi varsa teori bir noktadan sonra emekli olur.
Kedinin su kabı devrilir.
Siz görmezsiniz.
Kedi görür.
Kedi bilir.
Kedi ayrıca size söylemez.
Saatler sonra salonun ortasında küçük bir göl keşfedersiniz.
İşte böyle bir durumda önemli olan parkede derz olup olmadığı değil; ürünün su dayanımının ne olduğu, suyun ne kadar süre kaldığı ve panellerin birleşim yerlerinin nasıl korunduğudur.
Bu senaryoda yapılacak şey de oldukça basit: suyu hızlıca temizlemek, birleşim yerlerini kontrol etmek ve kabarma, açılma veya şekil değişikliği olup olmadığını gözlemlemek.
Eğer belirgin deformasyon oluşmuşsa “Kurur herhalde” demek yerine montajı yapan ustaya veya üreticiye danışmak daha doğru olur.
Peki Sonuç? Derzli Parkeden Korkmalı mıyız?
Bence hayır.
Ama derzli parkeyi de sihirli bir su kalkanı gibi görmemek gerekiyor.
Derzli parke su geçirir mi?
Tek başına “derzli” olduğu için evet diyemeyiz.
Suya tamamen dayanıklı mıdır?
Bunu da yalnızca görünümüne bakarak söyleyemeyiz.
Asıl mesele ürünün teknik özellikleridir.
Standart laminatlarda suyun uzun süre beklemesi, özellikle birleşim noktalarından içeri sızması halinde şişme ve deformasyon riski vardır. Aladağlılar Parke+1 Buna karşılık özel olarak suya dayanıklı veya su geçirmez olarak tasarlanan bazı derzli modellerde geliştirilmiş kilit ve kenar teknolojileri bulunabiliyor. Çamsan Parke+1
Bu yüzden parke seçerken şu sırayla düşünmek daha mantıklı:
Önce kullanım alanı.
Sonra ürünün teknik özellikleri.
Ardından su dayanımı.
Sonra montaj kalitesi.
En son derzli mi, derzsiz mi olduğuna karar vermek.
Çünkü zeminin güzel görünmesi önemli ama güzel görünen bir zeminin altında gizli bir su problemi yaşamak pek kimsenin hayali değil.
Ve belki de asıl soru şu:
Parke seçerken gözümüzün gördüğü desene mi güveniyoruz, yoksa ürünün teknik olarak bize söylediklerini de gerçekten okuyor muyuz?
Sonuçta parke de insan gibi biraz.
Dış görünüş ilk izlenimi verir.
Ama karakterini zor şartlarda belli eder.