Mustatil ne demek TDK ?

Esenyurtlu

Global Mod
Global Mod
Mustatil: Her Şeyin Biçimi, Her Şeyin Anlamı

Bir arkadaşım geçen gün bana ilginç bir şey söyledi: "Mustatil nedir, hiç duydun mu?" İlk başta, kulağa tanıdık gelmeyen bir kelime gibi hissettim ama ardından düşündüm ve baktım ki, aslında bu kelime, bana daha önce öğretilmişti. O günden beri, hem bu kelimeyi hem de anlamını keşfetmeye çalışırken, hayatı ve şekilleri nasıl gördüğümüz üzerine derin düşüncelere daldım. Her şeyin bir biçimi vardır; biçimlerin ardında ise anlamlar yatar. Ve bu kelime tam da buna işaret ediyordu.

Mustatil, Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, "dört kenarı eşit, paralel olan bir geometrik şekil" anlamına gelir. Yani, bir çeşit paralelkenar… Ama sadece bir şekil değil, aslında hayatın da bir şekli olabilir. Peki, bu şekil hayatımıza nasıl yansır? İşte bu sorunun peşinden gitmek için bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir Başlangıç: Geometrinin Zihniyeti

Mustatil kelimesinin anlamını öğrendiğimde, ilk aklıma gelen şey, şekillerin nasıl hayatımızı etkilediği oldu. İnsanların yaşam biçimlerini düşündüğümüzde, hepimizin bir şekilde "biçim"lere odaklandığını fark ettim. Bunun üzerine düşündükçe, bir konu gözümün önüne geldi: Geometri, özellikle de şekiller, yalnızca matematiksel kavramlar değil, aynı zamanda toplumsal yapıları, ilişkileri ve bireysel seçimleri de etkileyen güçlü araçlardır.

Bu fikri bir adım ileri götürmek istedim ve aklıma ilk gelen kişiler, Selim ve Elif oldu. Selim bir mühendis, Elif ise bir öğretmendi. İkisi de farklı bakış açılarına sahipti, ama şekiller ve biçimler konusunda tam olarak birbirleriyle örtüşen bir düşünceyi paylaşıyorlardı. Selim, problemlere hep çözüm odaklı yaklaşırken, Elif, daha çok ilişkisel ve empatik bir bakış açısıyla olayları değerlendirmeyi severdi.

Selim ve Elif: İki Farklı Perspektif

Bir gün Selim ve Elif birlikte yürüyüşe çıktılar. Selim, biraz heyecanla konuşarak, "Biliyor musun, işin içinde şekil olunca her şey daha anlamlı oluyor," dedi. Elif gülümsedi ve "Öyle mi? Bence şekiller, sadece fiziksel şeyler değil. Hayat da bir şekil, insanlar da bir şekil. Belki de sadece düşündüğümüz gibi değil, düşündüğümüzden çok daha farklı bir biçim alıyorlar," diye karşılık verdi.

Selim, daha teknik bir bakış açısıyla, "Baksana, örneğin bir mustatil. Dört kenarı eşit, paralel. Eğer bu şekli doğru şekilde çizersen, her şey düzgün olur. Tıpkı mühendislik gibi. Her şeyin bir planı vardır. Geometriyi ve bu şemayı oluşturduğunda, her şey yerine oturur," dedi. Elif biraz daha derinlemesine düşündü ve şöyle devam etti: "Ama ya bu şekil, bazı yerlerde kırılırsa? Ya da bir kenar biraz daha kısa olursa? O zaman bütün sistem değişir. Belki de hayat tam olarak o kadar düz değil."

Elif’in bu sözleri, Selim’in düşündüğünden çok daha fazla anlam taşıyordu. Gerçekten de hayatın şekli sadece teorik ve matematiksel bir düzenle mi sınırlıydı? Yoksa bazen, yanlış bir kenar, bir değişiklik, belki de çok daha derin bir şey ifade edebilir miydi?

Toplumsal Şekiller ve Bireysel Yaklaşımlar

Selim ve Elif’in sohbeti, sadece geometriden ibaret değildi. Aslında, bu sohbet, toplumsal yapılar ve bireylerin toplumsal rollerine dair derin bir konuşmaya dönüşüyordu. Elif, kadınların toplumsal normlar doğrultusunda şekillendirilen yaşam biçimlerine atıfta bulunarak, "Bazen, kadınlar kendi kenarlarını eğmek zorunda kalıyorlar. Toplumun dayattığı şekil, çoğu zaman özgürlüklerini kısıtlıyor," dedi. Bu cümlesi, toplumsal cinsiyet rollerine ve kadınların toplumdaki yerlerine dair empatik bir bakış açısını yansıtıyordu.

Selim ise, hemen çözüm odaklı bir yaklaşım geliştirdi: "Evet, ama bu şekli yeniden çizebiliriz. Mesela kadınların kendi kendilerini ifade edebileceği bir alan yaratarak, bu dayatmalara karşı durabiliriz. Şekli, toplumsal normları altüst edebiliriz." Bu, erkeklerin çözüm arayışını ve toplumsal normlarla ilgili daha stratejik bir bakış açısını yansıtan bir yaklaşımda bulunuyordu. Ancak, Elif’in dediği gibi, şekil bazen tek bir çözümle düzelmezdi; bazen bir şeklin bozulması, onu yeniden inşa etmek için bir fırsat da sunabilirdi.

Geometriden Hayata: Her Şeyin Biçimi

İnsanlar, toplumsal şekilleri, sosyal statüleri ve cinsiyet rolleri gibi birçok faktörü de içine katarak yaşarlar. Bu şekillerin bazen keskin köşeleri vardır, bazen eğri ve bazen de düz... İnsanların toplumda nasıl şekillendiğini anlamak, bu şekillerin aslında bir araya gelerek nasıl bir toplum oluşturduğunu görmek demektir. Geometriyi sadece bir matematiksel kavram olarak görmek, toplumsal yapıyı gözden kaçırmak anlamına gelir.

Tıpkı bir mustatil gibi, toplumsal yapılar da bir denge içinde varlık gösterir. Ancak, bu yapılar bozulduğunda ya da farklı şekilde şekillendiğinde, toplumun da yapısı değişebilir. İleriye dönük olarak, toplumsal normlar ve yapılar, tıpkı bir şeklin kenarları gibi yeniden çizilebilir. Bu, hem erkeklerin çözüm odaklı stratejilerini hem de kadınların empatik yaklaşımlarını gerektirir. Hem şekli hem de anlamı yeniden tasarlamak, her iki bakış açısının birleşiminde mümkün olacaktır.

Sonuç: Şekilleri Kırarak Yeni Anlamlar Yaratmak

Mustatil, yalnızca bir geometrik şekil değildir. O, hayatın kendisidir; toplumsal normların, bireysel deneyimlerin, ilişkilerin ve beklentilerin şeklidir. Şekil ne kadar mükemmel olursa olsun, içinde bir eğrilik veya değişim gereksinimi her zaman vardır. Hepimizin bu şekli yeniden çizme ve anlamlarını dönüştürme gücü vardır.

Sizce hayatın şekli, düz bir mustatil gibi mi olmalı, yoksa zaman zaman kıvrımlar, değişiklikler ve esneklikler içermeli mi? Bu konuda sizin görüşleriniz neler?
 
Üst