Snooker bırakmak ne demek ?

Sakin

New member
Snooker Bırakmak Ne Demek? Alışkanlıkları Terk Etmenin Psikolojik, Sosyal ve Bilimsel Boyutları

Snooker bırakmak ifadesini ilk duyduğumda aklıma gelen soru şu oldu: Burada gerçekten bir spor dalını bırakmaktan mı söz ediyoruz, yoksa insanın kendisini içine sıkışmış hissettiği bir alışkanlıktan uzaklaşmasından mı? Bu ayrım, ilk bakışta küçük görünse de konuyu doğru anlamak açısından oldukça önemli. Çünkü bir davranışı bırakmak, yalnızca o davranışı yapmayı durdurmak anlamına gelmez; bazen bir sosyal çevreden uzaklaşmayı, bazen günlük rutini değiştirmeyi, bazen de kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi yeniden değerlendirmesini gerektirir.

Konuyu bilimsel açıdan ele alırken öncelikle bir noktayı açıklığa kavuşturmak gerekiyor: “Snooker bırakmak” ifadesinin anlamı, kullanıldığı bağlama göre değişebilir. Snooker, bilardo ailesinden bir spor dalıdır. İngilizcede snookered sözcüğü ise oyunda doğrudan atış yapmanın engellendiği bir durumu anlatmanın yanında, gündelik dilde kişinin zor bir durumda kalması veya hareket alanının kısıtlanması anlamlarında da kullanılabilir. Cambridge ve Oxford sözlükleri bu farklı kullanımları ayrı ayrı tanımlar. definition in the Cambridge English Dictionary+1

Dolayısıyla bu yazıda snookerı bırakmayı, öncelikle bir spor veya uğraşı sona erdirme davranışı olarak ele alacağım. Ardından, ifadenin bir alışkanlıktan ya da sorunlu bir davranıştan vazgeçme anlamında kullanılması ihtimalini psikoloji ve davranış bilimleri çerçevesinde inceleyeceğim. Böylece kelimenin anlamıyla bilimsel araştırmaların gerçekten gösterdiği sonuçları birbirinden ayırabileceğiz.

1. Snooker bırakmak hangi anlamlara gelebilir?

Snooker, özel bir masa, isteka ve belirli kurallara göre oynanan toplarla gerçekleştirilen bir spor dalıdır. Bir kişinin snookerı bırakması, en temel anlamıyla bu sporu oynamayı tamamen sonlandırması veya düzenli olarak oynamaktan vazgeçmesi demektir.

Ancak gündelik hayatta bir uğraşı bırakmanın farklı biçimleri vardır:

- Tamamen bırakmak: Kişinin snooker oynamayı sona erdirmesi ve yeniden başlamayı planlamaması.

- Ara vermek: Eğitim, iş, aile veya kişisel nedenlerle bir süre oynamamak.

- Rekabetçi düzeyde bırakmak: Profesyonel ya da amatör turnuvalara katılmayı sonlandırırken oyunu hobi olarak sürdürmek.

- Sıklığı azaltmak: Oyuna ayrılan zamanı azaltarak diğer sorumluluklara daha fazla zaman ayırmak.

- Sorunlu bir alışkanlıktan uzaklaşmak: Oyun nedeniyle zaman yönetimi, maddi durum veya ilişkiler zarar görüyorsa bu davranışı değiştirmeye çalışmak.

Bu ayrımlar önemlidir; çünkü bir kişinin profesyonel spor kariyerini bitirmesiyle, arkadaşlarıyla haftada iki kez snooker oynayan birinin bu etkinliği bırakması aynı psikolojik süreci gerektirmeyebilir.

Ayrıca snooker, kendi başına bir bağımlılık olarak tanımlanmamalıdır. Bir spor dalını düzenli olarak yapmak, çok zaman ayırmak veya onu özlemek tek başına bağımlılık kanıtı değildir. Sorunun varlığını değerlendirmek için davranışın kontrol edilip edilemediğine, günlük yaşama etkilerine ve kişinin yaşadığı sıkıntıya bakmak gerekir.

2. Snookerı bırakmanın psikolojik boyutu: Alışkanlıklar neden kolay değişmez?

Bir uğraşı bırakmanın neden zor olabileceğini anlamak için davranış psikolojisinden yararlanabiliriz. İnsan davranışları yalnızca bilinçli kararlarla şekillenmez. Tekrarlanan eylemler, belirli ortamlarla kurulan ilişkiler, beklentiler ve alınan ödüller de davranışın devam etmesinde rol oynar.

Örneğin yıllardır her akşam snooker oynayan bir kişi için oyun, yalnızca toplara vurduğu bir etkinlik değildir. Günün stresini azaltma, arkadaşlarla buluşma, becerisini geliştirme veya rekabet etme fırsatı da olabilir. Bu nedenle kişi snookerı bıraktığında aynı anda birden fazla ihtiyacını karşılayan bir etkinlikten uzaklaşmış olabilir.

Burada önemli bir ayrım var: Bir davranışın sık tekrarlanması, onun mutlaka bağımlılık oluşturduğu anlamına gelmez. Davranışın kontrol edilememesi, kişinin başka sorumluluklarını ihmal etmesi ve olumsuz sonuçlara rağmen devam etmesi gibi unsurlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Kushnir ve arkadaşlarının 2016 yılında Journal of Addictive Diseases dergisinde yayımlanan araştırması, davranış değişikliği konusunda önemli bir örnek sunuyor. Araştırmacılar, kumar davranışını bırakmayı veya azaltmayı amaçlayan 200 yetişkinin değişime yönelik motivasyonlarını inceledi. Sonuçlar, kişinin kendi isteği ve değerleri doğrultusunda geliştirdiği motivasyonun, değişime hazırlık aşamasında bulunmayla ilişkili olduğunu gösterdi. PubMed

Bu araştırma doğrudan snooker oynayan kişiler üzerinde yapılmadığı için sonuçlarını snookerı bırakmaya ilişkin kesin kanıt olarak değerlendiremeyiz. Bununla birlikte, bir alışkanlığı değiştirmeye yönelik içsel motivasyonun neden dikkate alınması gerektiğini açıklamak için yararlı bir karşılaştırma sunar.

Buradan şu soruya ulaşabiliriz: İnsan bir davranışı gerçekten istediği için bıraktığında mı daha kalıcı bir değişim elde eder, yoksa ailesinin, arkadaşlarının veya çevresinin baskısıyla bıraktığında mı?

Bilimsel açıdan bu soruya verilecek yanıt, davranışın türüne ve kişinin koşullarına bağlıdır. Dışarıdan gelen destek yararlı olabilir; ancak yalnızca baskıya dayanan bir karar, kişinin kendi amaçlarıyla örtüşmediğinde sürdürülebilir olmayabilir.

3. Araştırmalar ne söylüyor? Bilimsel yöntemleri nasıl okumalıyız?

Snookerı bırakma konusunu bilimsel olarak incelemek istiyorsak yalnızca kişisel yorumlarla yetinmemeliyiz. Bunun yerine farklı araştırma yöntemlerinin neyi ölçtüğünü ve hangi sonuçlara ulaşabileceğini anlamalıyız.

Bilimsel literatürde özellikle üç yöntem öne çıkar:

1. Nicel araştırmalar: Anketler, ölçekler ve istatistiksel analizler aracılığıyla belirli değişkenler arasındaki ilişkiler incelenir. Örneğin bir sporu bırakma kararı ile yaşam doyumu arasındaki ilişki ölçülebilir. Ancak iki değişkenin ilişkili olması, birinin diğerine doğrudan neden olduğunu kanıtlamaz.

2. Nitel araştırmalar: Katılımcılarla yapılan görüşmeler aracılığıyla deneyimler, duygular ve değişimin kişisel anlamı araştırılır. Bu yöntem, kişinin neden bir uğraşı bıraktığını anlamak açısından değerlidir. Bununla birlikte, az sayıda katılımcıyla yapılan bir araştırmanın sonuçları bütün insanlara genellenemez.

3. Sistematik derlemeler ve kapsam belirleme derlemeleri: Daha önce yayımlanmış çalışmalar belirli ölçütlere göre taranır, sınıflandırılır ve ortak bulgular değerlendirilir. Bu yöntemler genel eğilimleri görmemizi sağlar; ancak sonuçların güvenilirliği, incelenen çalışmaların niteliğine bağlıdır.

Örneğin Voorheis, Silver ve Consonni'nin 2023 yılında PLOS ONE dergisinde yayımlanan kapsam belirleme derlemesi, spor kariyerini bırakan sporcuların sonraki yaşamlarına uyum sağlamalarını inceleyen literatürü değerlendirdi. Araştırmacılar 23 akademik derleme, 44 akademik olmayan yayın ve 15 destek programını ele aldı. İncelenen literatürde kimlik değişimi, sosyal çevrenin kaybı, yeni rutin oluşturma ve psikolojik uyum gibi konuların öne çıktığı görüldü. PubMed+1

Bu bulgular, snookerı bırakan herkesin aynı sorunları yaşayacağını göstermez. Profesyonel bir spor kariyerini sonlandırmakla, haftada birkaç saat snooker oynayan birinin hobisini bırakması arasında önemli farklar vardır. Yine de araştırma, bir uğraşın sona ermesinin yalnızca zaman kullanımını değil, kişinin sosyal ilişkilerini ve kimlik algısını da etkileyebileceğini düşündürür.

Dolayısıyla güvenilir bir bilimsel değerlendirme yaparken araştırmanın katılımcılarına, yöntemine, örneklem büyüklüğüne ve sınırlılıklarına dikkat etmek gerekir. Tek bir araştırmanın sonucunu evrensel bir kural gibi sunmak doğru değildir.

4. Spor kimliği ve bırakma kararı: İnsan yalnızca yaptığı işten mi ibarettir?

Snookerı uzun yıllar boyunca düzenli olarak oynayan bir kişi, kendisini bu spor üzerinden tanımlamaya başlayabilir. Örneğin arkadaşları arasında iyi bir oyuncu olarak tanınmak, turnuvalara katılmak veya belirli bir seviyeye ulaşmayı hedeflemek kişinin öz algısının bir parçasına dönüşebilir.

Bu durumda sporu bırakmak, yalnızca fiziksel bir etkinliğin sona ermesi değildir. Kişinin kendisini nasıl tanımladığı konusunda da değişim yaratabilir.

Haslam ve arkadaşlarının 2024 yılında Psychology of Sport and Exercise dergisinde yayımlanan çalışması, rekabetçi spor kariyerini sonlandıran 21 başarılı sporcuyla yapılan nitel görüşmelere dayanıyor. Araştırmacılar, sporcuların kimlik kaybını nasıl deneyimlediklerini ve yeni bir kimlik oluşturmak için neler yaptıklarını inceledi. Bulgular, birden fazla kimliğe sahip olmanın ve yeni kimlikler geliştirebilmenin geçiş sürecinde önemli olabileceğine işaret etti. PubMed+1

Buradaki temel kavramlardan biri, kimliğin tek bir alana indirgenmemesidir.

Kendisini yalnızca snooker oyuncusu olarak gören biri için bırakma kararı daha büyük bir boşluk yaratabilir. Buna karşılık aynı kişi işine, ailesine, arkadaşlıklarına ve başka ilgi alanlarına da anlam veriyorsa değişim sürecinde dayanabileceği daha fazla kaynak bulunabilir.

Bu durum, snookerı bırakmanın mutlaka olumsuz bir deneyim olması gerektiği anlamına gelmez. Bazı insanlar için bırakmak, uzun zamandır erteledikleri başka hedeflere yönelme fırsatı olabilir. Bazıları ise rekabeti özleyebilir ve oyunu daha düşük yoğunlukta sürdürmek isteyebilir.

Bence burada üzerinde durulması gereken soru şu: Bir uğraş hayatımızda çok önemli bir yer tuttuğunda, onu bırakmak mı zorlaşır, yoksa onsuz kendimizi nasıl tanımlayacağımızı bilmemek mi?

Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişebilir. Önemli olan, kişinin geçmişteki deneyimini değersizleştirmeden yeni bir yaşam düzeni kurabilmesidir.

5. Erkeklerin ve kadınların bakış açıları: Kalıplar yerine bireysel farklılıklar

Snookerı bırakma kararı, cinsiyet üzerinden açıklanmaya çalışıldığında bazı yaygın varsayımlar ortaya çıkabilir. Erkeklerin daha analitik, kadınların ise daha duygusal veya sosyal odaklı olduğu sıkça ileri sürülür. Ancak bu ifadeleri bütün erkeklere ve kadınlara ait bilimsel gerçekler gibi sunmak doğru değildir.

Analitik düşünme, duygusal farkındalık, empati ve sosyal değerlendirme her iki cinsiyetten insanlarda da görülebilen becerilerdir. Bunların nasıl ifade edildiği; bireysel deneyimler, toplumsal beklentiler, eğitim, kişilik ve yaşam koşulları gibi pek çok unsurdan etkilenebilir.

Konuyu daha dengeli biçimde incelemek için iki farklı yaklaşımı örnek olarak ele alabiliriz.

Veri odaklı yaklaşım: Bir oyuncu, snookerı bırakma kararını zaman kullanımı, harcamalar, performans hedefleri ve kişisel öncelikleri üzerinden değerlendirebilir. Haftada 12 saatini oyuna ayırdığını, bu sürenin iş veya eğitim hedefleriyle çatıştığını fark edebilir. Bu kişi, oyuna ayrılan süreyi azaltarak elde edeceği değişimi ölçmek isteyebilir.

Sosyal ve empati odaklı yaklaşım: Başka bir oyuncu ise snooker salonunda kurduğu arkadaşlıkları, takım arkadaşlarıyla paylaştığı anıları ve oyunun kendisine sağladığı aidiyet duygusunu öncelikli görebilir. Bırakma kararının ardından yalnızlık yaşayıp yaşamayacağını veya sosyal çevresini nasıl koruyacağını düşünebilir.

Bu iki yaklaşım birbirinin karşıtı değildir. Aynı kişi hem zamanını ölçebilir hem de arkadaşlıklarının kendisi için ne anlama geldiğini değerlendirebilir. Bir erkek sosyal ilişkilerini öncelikli görebilir; bir kadın da kararını bütünüyle performans ölçümleri ve zaman yönetimi üzerinden verebilir.

Bilimsel açıdan daha yararlı olan, cinsiyete göre sabit kişilik özellikleri atfetmek yerine kişinin hangi ihtiyaçlarının ön planda olduğunu araştırmaktır.

Örneğin şu sorular daha açıklayıcı olabilir:

- Kişi snookerı bırakırken en çok hangi kazanımından vazgeçtiğini düşünüyor?

- Kararını kendi hedefleri mi, çevresinden gelen beklentiler mi etkiliyor?

- Değişimden sonra sosyal çevresini koruyabilecek alternatifleri var mı?

- Zaman ve maliyet hesaplamalarıyla duygusal ihtiyaçlarını birlikte değerlendirebiliyor mu?

Bu sorular, toplumsal kalıplara bağlı kalmadan farklı deneyimleri anlamamıza yardımcı olur.

6. Sosyal çevre, arkadaşlıklar ve aidiyet duygusu

Snooker, bireysel performansa dayalı bir spor olsa da sosyal bir ortamda oynanabilir. İnsanlar oyun sırasında sohbet eder, rekabet eder, birbirlerinden teknik öğrenir ve ortak bir ilgi alanı etrafında ilişki kurarlar.

Bu nedenle sporu bırakmak, bazen arkadaşlarla geçirilen zamanın da azalması anlamına gelir. Özellikle kişinin sosyal çevresinin büyük bölümü snooker salonundan oluşuyorsa bu değişim daha belirgin olabilir.

Haslam ve arkadaşlarının 2021 yılında Psychology of Sport and Exercise dergisinde yayımlanan araştırması, rekabetçi spor kariyerini sonlandıran sporcularda sosyal kimliklerin rolünü inceledi. Çalışmada Batı ve Doğu bölgelerinden iki ayrı grupta toplam 398 eski sporcu değerlendirildi. Bulgular, sporcu kimliğinin kaybının yaşamın anlamı ve kontrol duygusu üzerinden uyumla ilişkili olabildiğini; korunan veya yeni kazanılan sosyal grup üyeliklerinin ise bu geçişi destekleyebildiğini gösterdi. ScienceDirect

Burada da önemli bir sınırlılık bulunuyor: Araştırma, genel bir hobi olarak snookerı bırakan kişilerden değil, daha yüksek rekabet düzeylerinde spor yapmış kişilerden elde edilen verilere dayanıyor. Dolayısıyla sonuçlar snooker oyuncularına doğrudan genellenmemeli.

Buna rağmen sosyal destek konusundaki temel soru geçerliliğini koruyor: Bir etkinliği bırakırken o etkinliğin sağladığı sosyal bağları nasıl koruyabiliriz?

Bunun bir yolu, snooker arkadaşlarıyla oyun dışındaki etkinliklerde görüşmeye devam etmektir. Bir başka yol ise yürüyüş, satranç, başka sporlar veya ortak ilgi alanları üzerinden yeni sosyal ilişkiler geliştirmektir.

Amaç mutlaka eski çevrenin yerini hemen doldurmak değildir. Kişinin kendisini yalnız hissetmeden yeni bir düzen kurabilmesi için zaman tanımak daha gerçekçi bir yaklaşımdır.

7. Snookerı bırakmak isteyen biri nasıl bir yol izleyebilir?

Bir uğraşı bırakmaya karar veren kişi için en yararlı yaklaşım, önce bu kararın nedenini netleştirmektir. Çünkü zaman yönetimi amacıyla bırakmakla, maddi sorunlar nedeniyle bırakmak veya spora karşı ilgisini kaybetmek farklı ihtiyaçlara işaret eder.

Aşağıdaki yöntem, davranış değişikliğini daha sistematik değerlendirmek için kullanılabilir.

Birinci adım: Mevcut durumu gözlemlemek.

Bir veya iki hafta boyunca snooker için harcanan süreyi, masrafı ve oyunun günlük yaşama etkisini kaydetmek yararlı olabilir. Amaç kişinin kendisini yargılaması değil, mevcut alışkanlığını gerçekçi biçimde anlamasıdır.

İkinci adım: Bırakma nedenini tanımlamak.

Kişi kendisine şu soruyu sorabilir: Snookerı artık istemediğim için mi bırakıyorum, yoksa hayatımda başka şeylere yer açmak için mi?

Bu ayrım, sonrasında nasıl bir yol izleneceğini belirlemeye yardımcı olur.

Üçüncü adım: Alternatifler oluşturmak.

Snookerın sağladığı faydalar belirlenmelidir. Eğer oyun stres azaltıyorsa başka bir rahatlama yöntemi; sosyal bağ kurmayı sağlıyorsa başka bir ortak etkinlik düşünülebilir. Böylece yalnızca bir davranış ortadan kaldırılmaz, o davranışın karşıladığı ihtiyaçlar da hesaba katılır.

Dördüncü adım: Değişimi değerlendirmek.

Kişi belirli bir süre sonra kararının zaman, bütçe, ilişkiler ve yaşam doyumu üzerindeki etkilerini gözden geçirebilir. Sonuç beklediği gibi değilse planını yeniden düzenleyebilir.

Bu adımların herkes için aynı sonucu vereceği söylenemez. Bunlar, davranış değişikliğini ölçülebilir ve kişisel hedeflerle uyumlu hâle getirmek için kullanılabilecek pratik yöntemlerdir.

Önemli bir ayrıntı da şudur: Snooker oynamak kişiye ciddi zarar vermiyorsa, mutlaka tamamen bırakması gerektiği sonucuna varmak için bilimsel bir gerekçe yoktur. Bazen süreyi azaltmak veya rekabetçi düzeyden hobi düzeyine geçmek, kişinin amaçlarına daha uygun olabilir.

8. Snooker ile kumarı birbirine karıştırmamak gerekir

Bu konunun ayrıca açıklanması gerekiyor. Snooker oynamak ile snooker karşılaşmalarına para yatırmak aynı davranış değildir.

Bir kişi snookerı yalnızca spor veya eğlence amacıyla oynayabilir. Başka biri ise müsabakalar üzerine bahis yapabilir. Bahis davranışı, özellikle kontrol kaybı ve maddi zarar ortaya çıktığında, ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Dünya Sağlık Örgütü, kumar bozukluğunu kişinin kumar üzerindeki kontrolünün bozulması, kumara diğer yaşam faaliyetlerinden daha fazla öncelik vermesi ve olumsuz sonuçlara rağmen davranışı sürdürmesi gibi özelliklerle tanımlar. Ayrıca klinik tanı ölçütlerinin altında kalan düzeylerde de kumarla ilişkili zararlar yaşanabileceğini belirtir. Dünya Sağlık Örgütü

Bu nedenle birisi “Snookerı bırakmak istiyorum” dediğinde öncelikle neyi bırakmak istediğini anlamak gerekir: Sporu mu, sosyal ortamı mı, bahis davranışını mı, yoksa günlük yaşamını etkileyen kontrolsüz bir alışkanlığı mı?

Eğer sorun bahis nedeniyle borçlanma, temel ihtiyaçlara ayrılan paranın kaybı veya davranışı kontrol edememe ise yalnızca snooker salonuna gitmemek yeterli olmayabilir. Bu durumda kumar davranışına özel destek almak daha uygun olabilir.

Öte yandan, yalnızca snooker oynayan bir kişiye bağımlılık etiketi koymak da doğru değildir. Bilimsel değerlendirme, varsayımlardan değil davranışın özelliklerinden ve gerçek yaşam üzerindeki etkilerinden hareket etmelidir.

9. Sonuç: Bırakmak her zaman kaybetmek anlamına mı gelir?

Snooker bırakmak, en temel anlamıyla snooker oynamayı sona erdirmek veya düzenli olarak oynamaktan vazgeçmektir. Ancak bu kararın kişisel anlamı, kişinin spora ne kadar zaman ayırdığına, onu neden sevdiğine, sosyal çevresine ve gelecekteki hedeflerine bağlıdır.

Spor psikolojisi araştırmaları, özellikle rekabetçi sporcuların kariyerlerini sonlandırırken kimlik değişimi ve sosyal uyum gibi konularla karşılaşabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte, bu araştırmaların sonuçları her snooker oyuncusuna doğrudan uygulanamaz. Bilimsel yaklaşımın temel koşulu, bulguların kapsamını ve sınırlarını birlikte değerlendirmektir.

Bir uğraşı bırakmak bazen kayıp hissi yaratabilir; bazen de yeni fırsatlara alan açabilir. Kararın sağlıklı olup olmadığını yalnızca bırakılan etkinliğin adı değil, kişinin yaşamındaki sonuçları belirler.

Bence tartışmanın en ilginç noktası da burada: Bir şeyi bırakmak, ondan vazgeçmek midir, yoksa hayatımızda neye daha fazla yer vermek istediğimizi yeniden seçmek midir?

Forumda tartışmak için birkaç soru:

- Snookerı bırakmak sizce tamamen vazgeçmek anlamına mı gelir, yoksa oyuna ayrılan zamanı azaltmak da bırakmanın bir biçimi midir?

- Bir insanın yıllardır sürdürdüğü bir hobiyi terk etmesini en çok zorlaştıran şey alışkanlık, sosyal çevre, yoksa kimlik duygusu mudur?

- Kişisel deneyimlerinizde bir uğraşı bırakmak, başka alanlarda ilerlemenizi sağladı mı?

- Bir davranışı bırakma kararında istatistiksel veriler mi, duygusal ihtiyaçlar mı daha belirleyicidir? İkisini birlikte değerlendirmek mümkün müdür?

Kaynakça ve ileri okuma

1. Cambridge University Press. Cambridge English Dictionary: Snookered. Sözcük tanımı.

2. Kushnir, V., Godinho, A., Hodgins, D. C., Hendershot, C. S. ve Cunningham, J. A. (2016). “Motivation to quit or reduce gambling: Associations between Self-Determination Theory and the Transtheoretical Model of Change.” Journal of Addictive Diseases, 35(1), 58–65. PubMed kaydı.

3. Voorheis, P., Silver, M. ve Consonni, J. (2023). “Adaptation to life after sport for retired athletes: A scoping review of existing reviews and programs.” PLOS ONE, 18(9), e0291683. DOI: 10.1371/journal.pone.0291683.

4. Haslam, C. ve arkadaşları (2024). “I'm more than my sport: Exploring the dynamic processes of identity change in athletic retirement.” Psychology of Sport and Exercise, 73, 102640. DOI: 10.1016/j.psychsport.2024.102640.

5. Haslam, C. ve arkadaşları (2021). “When the final whistle blows: Social identity pathways support mental health and life satisfaction after retirement from competitive sport.” Psychology of Sport and Exercise, 57, 102049. DOI: 10.1016/j.psychsport.2021.102049.

6. World Health Organization. Gambling. Kumarın sağlık üzerindeki etkileri ve kumar bozukluğuna ilişkin açıklamalar.
 
Üst