Sürekli ses kısıklığı için hangi doktora gidilir ?

Esenyurtlu

Global Mod
Global Mod
Sürekli Ses Kısıklığı İçin Hangi Doktora Gidilir? Nedenleri, Teşhis Süreci ve Doğru Tedavi Yaklaşımı

Sürekli Ses Kısıklığı: Basit Bir Sorun mu, Yoksa Dikkate Alınması Gereken Bir Belirti mi?

Bazen insan kendi sesindeki değişikliği o kadar yavaş fark ediyor ki durumun ne zamandır devam ettiğini bile kestiremiyor. Sabah uyandığında sesinin biraz kalınlaştığını, uzun süre konuştuğunda boğazının yorulduğunu ya da telefonda konuşurken sesinin eskisi gibi çıkmadığını fark ediyor. İlk başta bunu yorgunluğa, soğuk algınlığına veya havanın kuruluğuna bağlıyor. Birkaç gün dinlenince geçeceğini düşünüyor. Ancak günler haftalara uzandığında insan ister istemez şu soruyu soruyor: Sürekli ses kısıklığı için hangi doktora gidilir ve bu durumun altında ciddi bir sağlık sorunu olabilir mi?

Bu konuyu değerlendirirken bence en önemli nokta, ses kısıklığını tek başına bir hastalık olarak değil, farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bir belirti olarak ele almak. Kişisel deneyim sahibiymiş gibi gerçekte yaşanmamış bir muayene veya tedavi öyküsü anlatmak yerine, sık karşılaşılan durumlar ve tıbbi bilgiler üzerinden konuşmak daha doğru. Çünkü bir kişinin birkaç gün içinde düzelen ses problemiyle başka bir kişinin haftalarca devam eden ses değişikliği aynı şekilde değerlendirilmemeli.

Ses, yalnızca iletişim kurmamızı sağlayan bir araç değil; günlük yaşamı, mesleki performansı ve sosyal ilişkileri de doğrudan etkileyen önemli bir unsur. Öğretmenler, çağrı merkezi çalışanları, şarkıcılar, avukatlar, satış temsilcileri ve gün boyunca konuşmak zorunda kalan diğer meslek grupları için ses kısıklığı ciddi bir işlev kaybına dönüşebilir. Bununla birlikte, gün boyunca fazla konuşmayan birinde de uzun süreli ses kısıklığı gelişebilir. Dolayısıyla sorunu yalnızca sesin aşırı kullanılmasına bağlamak eksik bir yaklaşım olur.

Sürekli Ses Kısıklığı İçin Hangi Doktora Gidilmeli?

Sorunun kısa ve net cevabı şu: Sürekli ses kısıklığı yaşayan bir kişinin öncelikle Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurması gerekir. Özellikle gırtlak ve ses telleriyle ilgili hastalıkların değerlendirilmesi için bu bölüm doğru başlangıç noktasıdır.

Ses telleri, gırtlak adı verilen yapının içinde bulunur. Konuşurken akciğerlerden gelen hava, ses tellerinin titreşmesini sağlar. Bu yapıdaki şişlik, tahriş, hareket bozukluğu veya doku değişikliği sesin kalitesini etkileyebilir. Dolayısıyla sorunun kaynağını anlamak için yalnızca boğazın dışarıdan incelenmesi ya da hastanın sesinin dinlenmesi yeterli olmayabilir.

ABD Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Enstitüsü (NIDCD), soğuk algınlığı gibi açık bir neden bulunmadığında üç haftadan uzun süren ses kısıklığında doktora başvurulmasını öneriyor. Amerikan Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Akademisinin klinik uygulama kılavuzu ise ses kısıklığı dört hafta içinde düzelmiyor veya belirgin biçimde iyileşmiyorsa gırtlağın görüntülenmesini, ciddi bir neden şüphesinde ise süre beklenmeden değerlendirme yapılmasını tavsiye ediyor. NIDCD+2

Burada üç ve dört haftalık süreleri birbirine rakip iki farklı kural gibi değerlendirmemek gerekiyor. Bunlar, devam eden ses sorununu görmezden gelmemek için kullanılan başvuru ve inceleme eşikleridir. Kişinin risk faktörleri ve eşlik eden belirtileri, ne kadar erken değerlendirilmesi gerektiğini değiştirebilir.

Peki, her ses kısıklığı vakasında doğrudan KBB uzmanına mı gidilmeli? Aile hekimi de ilk değerlendirmeyi yapabilir. Özellikle enfeksiyon belirtileri, kullanılan ilaçlar veya başka sağlık sorunları söz konusuysa genel değerlendirme yararlı olabilir. Ancak ses kısıklığı uzun süredir devam ediyorsa yalnızca aile hekiminde tekrar tekrar muayene olmak yerine, ses tellerini değerlendirebilecek bir KBB uzmanına ulaşmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Mümkünse gırtlak hastalıkları ve ses bozuklukları konusunda deneyimli bir KBB uzmanı tercih edilebilir. Bu, her hastanın mutlaka belirli bir yan dal uzmanına gitmesi gerektiği anlamına gelmez; önemli olan, ses tellerinin uygun yöntemle incelenmesidir.

Ses Kısıklığının Başlıca Nedenleri Nelerdir?

Sürekli ses kısıklığının tek bir nedeni yoktur. Tedavinin başarılı olması için öncelikle hangi mekanizmanın soruna yol açtığının belirlenmesi gerekir. Bir kişide etkili olan yöntem, başka bir kişide hiçbir sonuç vermeyebilir.

1. Sesin aşırı veya yanlış kullanılması

Uzun süre yüksek sesle konuşmak, bağırmak, kalabalık ortamlarda sesini duyurmaya çalışmak ve konuşurken ses tellerini zorlamak zamanla ses sorunlarına yol açabilir. Özellikle öğretmenler, eğitmenler, satış çalışanları ve profesyonel ses kullanıcıları bu açıdan risk altında olabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım var: Her gün çok konuşan herkesin ses tellerinde hasar oluşmaz. Konuşma tekniği, ortamın gürültüsü, dinlenme aralıkları ve kişinin ses sağlığı gibi etkenler de belirleyicidir. Bu nedenle yalnızca mesleğe bakarak tanı koymak doğru değildir.

2. Reflü ve mide asidinin yukarı kaçması

Gastroözofageal reflü, bazı kişilerde boğaza kadar ulaşan tahrişle birlikte ses değişikliğine katkıda bulunabilir. Sabahları daha belirgin ses kısıklığı, boğaz temizleme ihtiyacı ve öksürük gibi belirtiler görülebilir. Bununla birlikte bu yakınmaların bulunması, sorunun kesinlikle reflüden kaynaklandığını göstermez.

En sık yapılan hatalardan biri, ses kısıklığı yaşayan herkese reflü tanısı koymak ve değerlendirme yapılmadan uzun süre mide asidini azaltan ilaçlar kullanmaktır. Amerikan klinik kılavuzu, yalnızca ses kısıklığı bulunmasına dayanarak ve gırtlak değerlendirmesi yapılmadan reflüye yönelik ilaçların rutin biçimde verilmesini önermiyor. AAO-HNS+1

3. Enfeksiyonlar ve gırtlak iltihabı

Soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonları, ses tellerinde geçici şişmeye neden olabilir. Bu durumdaki ses kısıklığı genellikle enfeksiyon düzeldikçe hafifler. Ancak enfeksiyon geçmesine rağmen ses eski hâline dönmüyorsa başlangıçtaki tanıyı sorgulamak gerekir.

Her ses kısıklığında antibiyotik kullanmak da doğru değildir. Antibiyotikler bakterilere karşı etkilidir; viral enfeksiyonlarda fayda sağlamaz. Hekim değerlendirmesi olmadan antibiyotik, kortizon veya başka reçeteli ilaçlara başlamak hem gereksiz risk oluşturabilir hem de asıl nedenin anlaşılmasını geciktirebilir. PubMed+1

4. Ses teli nodülleri, polipler ve diğer yapısal sorunlar

Ses tellerinde oluşan nodül, polip veya kist gibi değişiklikler sesin çatallı, pürüzlü ya da zayıf çıkmasına neden olabilir. Bu sorunların bazıları sesin yoğun veya hatalı kullanılmasına eşlik ederken bazıları farklı etkenlerle gelişebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu oluşumların yalnızca belirtilere bakılarak birbirinden ayırt edilememesidir. Tanı için ses tellerinin doğrudan görülmesi gerekebilir. Tedavi; bulgunun türüne, büyüklüğüne, ses üzerindeki etkisine ve kişinin ihtiyaçlarına göre düzenlenir.

5. Sigara, tahriş edici maddeler ve daha ciddi hastalıklar

Sigara dumanı ve bazı çevresel tahriş ediciler gırtlak dokusunu olumsuz etkileyebilir. Bunun yanında, daha seyrek olarak gırtlak kanseri gibi ciddi hastalıklar da uzun süreli ses kısıklığıyla kendini gösterebilir. Ses kısıklığı yaşayan herkesin kanser olduğu düşünülmemelidir; ancak bu olasılığı tamamen yok saymak da güvenli değildir.

Özellikle sigara öyküsü bulunan, boynunda şişlik fark eden veya ses kısıklığı giderek artan kişilerin gecikmeden değerlendirilmesi gerekir. Ses değişikliği ayrıca ses tellerinin felci gibi hareket bozukluklarında da ortaya çıkabilir. NIDCD+2

Hangi Belirtiler Varsa Doktora Gitmeyi Ertelememek Gerekir?

Forumlarda sıkça karşılaşılan bir yaklaşım var: “Ağrım yok, yalnızca sesim kısık; o hâlde ciddi bir şey olamaz.” Bu düşünce anlaşılabilir olsa da tıbbi açıdan güvenilir bir ölçüt değildir. Bazı ses teli hastalıkları belirgin ağrı oluşturmadan ilerleyebilir.

Aşağıdaki belirtiler varsa ses kısıklığının kendiliğinden geçmesini beklemek yerine sağlık değerlendirmesi almak önemlidir:

- Üç haftayı aşan ve özellikle açıklanamayan ses kısıklığı.

- Boyunda yeni ortaya çıkan bir şişlik veya kitle.

- Yutkunurken ağrı ya da yutma güçlüğü.

- Kanlı balgam veya kan tükürme.

- Açıklanamayan, giderek artan ses değişikliği.

- Yakın zamanda boyun, göğüs veya baş bölgesinde ameliyat geçirilmiş olması ya da solunum tüpü uygulanması sonrasında başlayan ses problemi.

Nefes almakta güçlük çekmek veya nefes alırken belirgin, tiz bir ses duymak ise acil değerlendirme gerektirebilir. Böyle bir durumda rutin KBB randevusunu beklemek yerine acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır. NIDCD+2

Burada önemli olan, tehlike işaretlerini tanımakla gereksiz korku yaratmak arasındaki dengeyi korumaktır. Ses kısıklığının yaygın nedenleri arasında geçici enfeksiyonlar ve sesin zorlanması bulunur. Buna karşılık, uzun süre devam eden bir belirtiyi sırf ağrı yapmadığı için önemsiz saymak da doğru değildir.

KBB Muayenesinde Neler Yapılır?

Doktora gitmekten çekinen veya muayenenin nasıl yapılacağını bilmediği için randevuyu erteleyen kişiler olabilir. Oysa süreç hakkında bilgi sahibi olmak, gereksiz kaygıyı azaltabilir.

KBB uzmanı öncelikle ses kısıklığının ne zaman başladığını, sürekli mi yoksa aralıklı mı olduğunu ve hangi durumlarda arttığını sorabilir. Sigara kullanımı, meslek, reflü belirtileri, yakın zamanda geçirilen enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve geçirilmiş ameliyatlar da değerlendirmede önem taşıyabilir.

Gerekli görüldüğünde laringoskopi adı verilen yöntemle gırtlak ve ses telleri incelenir. Bu işlem, kullanılan cihaz ve tekniğe göre farklı şekillerde gerçekleştirilebilir. Esnek bir endoskop burundan ilerletilerek ses tellerinin hareketleri ve görünümü değerlendirilebilir. Bazı durumlarda daha ayrıntılı inceleme için başka yöntemler kullanılabilir.

Bu inceleme neden önemli? Çünkü ses kısıklığının kaynağını görmeden yalnızca belirtilere dayanarak ilaç vermek, yanlış tedaviye yol açabilir. Örneğin ses tellerinde yapısal bir sorun bulunan kişi, reflü ilacı kullansa da asıl problem devam edebilir.

Amerikan Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Akademisinin kılavuzu, ses terapisine başlanmadan önce ses tellerinin değerlendirilmesini ve gerekli inceleme sonuçlarının terapiyi uygulayacak uzmana iletilmesini öneriyor. Ayrıca temel yakınma ses kısıklığı olduğunda, gırtlak görüntülenmeden önce rutin olarak bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntülemesi yapılmasını tavsiye etmiyor. Bu, her hastada görüntüleme gereksizdir demek değil; doğru tetkikin doğru aşamada seçilmesi gerektiği anlamına geliyor. PubMed+1

Ses Kısıklığı Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi, ses kısıklığının nedenine göre belirlenir. Tek bir ilaçla bütün ses problemlerinin çözülebileceğini düşünmek gerçekçi değildir.

- Sesin zorlanmasına bağlı sorunlarda: Ses kullanım alışkanlıklarının değiştirilmesi, uygun dinlenme ve gerektiğinde uzman eşliğinde ses terapisi yararlı olabilir.

- Enfeksiyonlarda: Tedavi, enfeksiyonun türüne ve belirtilere göre planlanır. Her enfeksiyon antibiyotik gerektirmez.

- Reflüyle ilişkili durumlarda: Reflü tanısı ve belirtiler değerlendirilir; uygun hastalarda beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle birlikte ilaç tedavisi düşünülebilir.

- Ses teli nodülü veya poliplerinde: Ses terapisi, takip veya uygun durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.

- Ses teli hareket bozukluklarında: Sorunun nedenine göre ses terapisi, ek incelemeler veya başka tıbbi girişimler gerekebilir.

Buradaki eleştirel nokta şu: Tedaviye erken başlamak önemlidir ama doğru tanı olmadan tedaviye başlamak her zaman avantaj sağlamaz. İnternette önerilen bitkisel karışımları denemek, gelişigüzel ilaç kullanmak veya yalnızca ses dinlendirmek, gerekli incelemenin yerini tutmaz.

Evde Yapılabilecekler ve Sık Yapılan Hatalar

Doktor randevusunu beklerken veya hafif bir ses problemi düzelirken bazı alışkanlıklar destekleyici olabilir. Yeterli su tüketmek, dumanlı ve tahriş edici ortamlardan uzak durmak, konuşurken sesi zorlamamak ve bulunduğunuz ortamın aşırı kuru olmasını önlemek yararlı olabilir. Bununla birlikte bu önlemler, uzun süreli ses kısıklığının nedenini ortadan kaldırmayı garanti etmez.

Özellikle iki hataya dikkat etmek gerekiyor.

Birincisi, fısıldamanın ses tellerini mutlaka dinlendirdiğini düşünmek. Fısıldamak her durumda zararlı değildir; ancak bazı kişilerde ses üretimini zorlaştırabilir. Bu nedenle sesi zorlayarak konuşmak yerine, mümkün olduğunca rahat ve doğal bir sesle konuşmak, gerektiğinde konuşmaya ara vermek daha uygun olabilir.

İkincisi, sürekli boğaz temizlemek. Boğazda bir şey varmış hissiyle tekrar tekrar boğaz temizlemek, ses tellerinin birbirine sert biçimde çarpmasına neden olabilir. Bu alışkanlık sık tekrarlanıyorsa su yudumlamak gibi daha nazik yöntemler denenebilir. Ancak altta yatan nedenin de araştırılması gerekir.

Bir başka yaygın yanlış, ses kısıklığına karşı gelişigüzel bitkisel ürünler veya yoğun buhar uygulamaları kullanmaktır. Bazı uygulamalar tahrişe veya yanıklara neden olabilir. Destekleyici yöntemlerin güvenli olması, hastalığın tanısının konduğu anlamına gelmez.

Erkeklerin ve Kadınların Yaklaşımı: Çözüm Aramak ile Duygusal Desteği Birleştirmek

Sağlık sorunlarını konuşurken erkeklerin daha çok çözüm odaklı, kadınların ise daha empatik ve ilişkisel davrandığına ilişkin toplumsal gözlemler yapılabiliyor. Ancak bunları biyolojik veya değişmez kişilik özellikleri gibi sunmak doğru olmaz. İnsanların sağlık sorunlarına yaklaşımı; yetiştirilme biçimi, kişilik, deneyim, kültür ve çevre gibi pek çok etkene bağlıdır.

Örneğin bir kişi, ses kısıklığı başladığında hemen randevu alıp belirtilerini not ederek sistematik bir yol izleyebilir. Başka bir kişi ise yaşadığı kaygıyı önce ailesiyle veya arkadaşlarıyla paylaşarak destek arayabilir. Her iki yaklaşımın da güçlü yanları vardır. Sistematik hareket etmek gecikmeyi önleyebilir; duygusal destek ise kişinin korkularıyla başa çıkmasını ve yardım arama sürecinde yalnız hissetmemesini sağlayabilir.

Asıl sorun, bu yaklaşımlardan birini diğerinden üstün görmekte ortaya çıkar. Yalnızca çözüm aramak, kişinin kaygılarını göz ardı etmeye dönüşebilir. Yalnızca teselli vermek de gerekli tıbbi değerlendirmeyi ertelemeye neden olabilir.

En sağlıklı yaklaşım, empatiyle somut adımları bir araya getirmektir. “Endişelenme, geçer” demek yerine “Ne zamandır devam ediyor, istersen bir KBB randevusu alalım” demek hem anlayışlı hem de çözüm odaklıdır. Bu yaklaşım cinsiyetten bağımsız olarak herkes için geçerlidir.

Forumlarda Paylaşılan Deneyimler Ne Kadar Güvenilir?

Forumların en güçlü yanı, insanların kendi deneyimlerini paylaşabilmesi ve benzer sorunlar yaşayan kişilerle iletişim kurabilmesidir. Bir kişinin hangi bölüme başvurduğunu, muayenede neler yaşadığını veya ses terapisi sürecini nasıl geçirdiğini öğrenmek, başkalarının belirsizliğini azaltabilir.

Ancak kişisel deneyim ile tıbbi kanıtı birbirinden ayırmak gerekir.

Bir forum üyesi, “Benim sesim reflü yüzünden kısılmıştı, ilaç kullandım ve düzeldi” diyebilir. Bu anlatı, o kişinin yaşadığı süreci anlamak açısından değerlidir. Fakat aynı ilacın başka bir kişide işe yarayacağını veya her ses kısıklığının reflüden kaynaklandığını kanıtlamaz.

Benzer biçimde, bir kişinin ses kısıklığının ciddi bir hastalıkla ilişkili çıkmış olması, aynı belirtiyi yaşayan herkesin aynı hastalığa sahip olduğu anlamına gelmez. İnsanlar çoğu zaman kendi deneyimlerini daha kolay hatırlar ve benzerlikleri olduğundan fazla önemseyebilir. Bu nedenle forum yorumları, tanı koymak için değil, doğru soruları belirlemek ve sağlık hizmetine başvururken hazırlıklı olmak için kullanılmalıdır.

Güvenilir bir paylaşımda şu soruların yanıtları aranabilir: Belirti ne kadar sürdü? Tanı hangi incelemeyle kondu? Tedavi hekim önerisiyle mi uygulandı? İyileşme ne kadar zaman aldı? Başka sağlık sorunları var mıydı? Bu bilgiler bile tek başına bir tedavinin herkeste etkili olacağını kanıtlamaz; ancak deneyimin hangi koşullarda gerçekleştiğini anlamaya yardımcı olur.

Doktora Gitmeden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?

Muayeneye hazırlıklı gitmek, görüşmenin daha verimli geçmesine yardımcı olabilir. Özellikle şu bilgileri not etmek yararlıdır:

- Ses kısıklığının başladığı tarih ve zaman içindeki değişimi.

- Sabahları mı, günün sonunda mı daha fazla hissedildiği.

- Öksürük, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü veya nefes darlığı gibi eşlik eden belirtiler.

- Sigara kullanımı, mesleki ses yükü ve maruz kalınan tahriş ediciler.

- Kullanılan ilaçlar, yakın zamanda geçirilen enfeksiyonlar ve ameliyatlar.

Doktora “Ses tellerimde bir sorun var mı?”, “Gırtlağımın görüntülenmesi gerekiyor mu?” ve “Hangi durumda yeniden başvurmalıyım?” gibi sorular yöneltilebilir. Tanı konulduktan sonra tedavinin beklenen etkisini ve kontrol zamanını öğrenmek de önemlidir.

Bu hazırlık, hastanın kendi kendine tanı koyması anlamına gelmez. Amaç, belirtileri daha net aktararak sağlık uzmanının değerlendirmesine katkıda bulunmaktır.

Sonuç: Ses Kısıklığını Ne Küçümsemek Ne de Gereksiz Yere Büyütmek Gerekir

Sürekli ses kısıklığı için başvurulması gereken temel bölüm Kulak Burun Boğazdır. Özellikle ses kısıklığı üç haftayı aşmışsa, belirgin bir nedeni yoksa veya düzelmiyorsa değerlendirmeyi ertelememek gerekir. Dört haftaya ulaşan ve iyileşmeyen ses sorunlarında ses tellerinin görüntülenmesi, klinik kılavuzlarla desteklenen önemli bir yaklaşımdır. Ciddi belirtiler varsa bu sürelerin dolması beklenmemelidir.

Bununla birlikte her ses kısıklığını kanser gibi ciddi bir hastalıkla ilişkilendirmek de doğru değildir. Enfeksiyonlar, sesin zorlanması ve farklı iyi huylu durumlar sık karşılaşılan nedenler arasındadır. Önemli olan, belirtilerin süresini ve eşlik eden bulguları dikkate alarak doğru zamanda doğru uzmana başvurmaktır.

Forum üyeleri olarak birbirimize verebileceğimiz en değerli destek, kesin tanısı olmayan bir kişiye teşhis koymak değil, onu güvenilir bilgiye ve uygun sağlık hizmetine yönlendirmektir. Deneyim paylaşımı değerlidir; ancak tıbbi değerlendirmenin yerini tutmaz.

Son olarak tartışmayı şu sorularla açmak isterim:

- Ses kısıklığı yaşayan birinin doktora başvurmasını geciktiren en önemli etken sizce nedir: yoğunluk, korku, maliyet, yoksa belirtilerin kendiliğinden geçeceğine inanmak mı?

- Forumlarda paylaşılan kişisel deneyimler, sağlık konusunda doğru karar vermemize ne ölçüde yardımcı oluyor?

- Sizce sağlık iletişiminde insanlara hem kaygılarını küçümsemeden yaklaşmak hem de gerekli adımları geciktirmemelerini sağlamak nasıl mümkün olabilir?

Bu soruların yanıtları, yalnızca ses kısıklığı konusunda değil, birçok sağlık sorununda daha bilinçli ve sorumlu bir dayanışma kültürü oluşturmamıza yardımcı olabilir.

Kaynaklar ve Bilimsel Dayanaklar

1. National Institute on Deafness and Other Communication Disorders (NIDCD) - Hoarseness: Causes, Diagnosis & Disorders. Ses kısıklığının nedenleri, değerlendirilmesi ve ne zaman doktora başvurulması gerektiği hakkında bilgi.

2. American Academy of Otolaryngology–Head and Neck Surgery - Clinical Practice Guideline: Hoarseness (Dysphonia). Ses kısıklığının tanı ve tedavisine ilişkin klinik uygulama kılavuzu.

3. Stachler RJ ve arkadaşları. Clinical Practice Guideline: Hoarseness (Dysphonia) (Update). Otolaryngology–Head and Neck Surgery. 2018;158(Suppl):S1–S42. PubMed üzerinden bilimsel özete ulaşın.

4. MedlinePlus - Hoarseness. Ses kısıklığının yaygın nedenleri ve sağlık değerlendirmesine ilişkin hasta bilgilendirmesi.

Bilgilendirme notu: Bu yazı genel sağlık bilgilendirmesi amacı taşır; kişisel tanı ve tedavi önerisinin yerine geçmez.
 
Üst